Sevinç Çokum’un Romanlarında Ekomilliyetçilik
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili Ve Edebiyatı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Rezzan Tunç
Danışman: Esra Sazyek
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çevre ile millet arasındaki ilişki, uzun süre birbirinden bağımsız iki alan olarak ele alınmış; ancak bu ilişkinin derinliği giderek daha fazla ilgi görmeye başlamıştır. Ekoeleştiri kuramının alt başlıklarından biri olarak konumlanan ekomilliyetçilik kuramı, çevrecilik düşüncesi ile milliyetçilik anlayışını bir arada ele alan bir kuramdır. Bu kuram bir milletin toprağıyla kurduğu ilişkinin coğrafi bir bağ ile sınırlandırılamayacağını ortaya koymaktadır. Kurama göre etnik köken, ulusal kimlik ve toplumsal aidiyet gibi unsurlar söz konusu ilişkiyi simgesel ve kültürel bir zemine taşımaktadır. Bu kapsamda doğanın korunması, ekolojik bir kaygı olmayı sürdürmekle birlikte ulusal varoluşun da ayrılmaz bir parçası hâline gelir. Cumhuriyet döneminin önde gelen yazarlarından biri olan Sevinç Çokum'un romanları daha önce milliyetçilik ve ekoeleştiri bağlamında ayrı ayrı ele alınmış; ancak bu iki alanı birleştiren ekomilliyetçilik kavramı açısından henüz incelenmemiştir. Literatürdeki bu boşluğu gidermeyi amaçlayan bu çalışmada, Çokum'un romanları ekomilliyetçilik perspektifinden incelenmiş; bu kuramın en belirgin biçimde görüldüğü altı roman — Bizim Diyar, Hilal Görününce, Ağustos Başağı, Çırpıntılar, Lacivert Taşı ve Gözyaşı Çeşmesi: Kırım'da Son Düğün — betimsel analiz yöntemiyle derinlemesine çözümlenmiştir. Seçilen romanlar iki temel eksen üzerinde şekillenmektedir: İlk dört romanda savaş ve sürgün deneyimi çerçevesinde milletin toprağından koparılması ve bu süreçte doğanın maruz kaldığı yıkım ele alınmış; Çırpıntılar ve Lacivert Taşı'nda ise ekonomik gerekçelerle yaşanan göç ve bulunulan çevreden kopuşun birey ve toplum üzerindeki etkileri incelenmiştir. Elde edilen bulgular, Çokum'un söz konusu romanlarında ekomilliyetçi düşüncenin birbiriyle ilişkili üç düzlemde kurulduğunu göstermektedir. İlk düzlemde toprak, yalnızca fiziksel bir mekân olarak değil; bedenleşme, mezar, ağaç, bağ ve bahçe gibi imgeler aracılığıyla milletin kimliğini ve aidiyetini somutlaştıran millî bir alan olarak kurgulanmaktadır. İkinci düzlemde savaş ve göç deneyimleri üzerinden ekolojik tahribat ele alınmakta; doğanın yıkımı ile milletin topraklarından kopuşu, birbirini besleyen bir süreç olarak betimlenmektedir. Üçüncü düzlemde ise yıkımın ardından yeniden iyileşmenin imkânları sorgulanmakta; insanın doğayla yeniden kurduğu bağ, hem ekolojik hem de ulusal bir direniş biçimi olarak sunulmaktadır. Bu çalışma Türk edebiyatında ekomilliyetçilik kuramının uygulandığı ilk tezlerden biri olma özelliği taşımakta ve söz konusu kuramın Türk edebiyatının farklı dönem ve yazarları üzerinde de uygulanabileceğini göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Sevinç Çokum ; ekomilliyetçilik = econationalism ; Cumhuriyet dönemi = Republican period ; roman = novel