Kütahya ve çevresinde deprem ve yapay sarsıntı kayıtlarının ayrımlaştırılması ve istasyon bazlı denklem sistemlerinin oluşturulması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, JEOFİZİK MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BAHAR TÜRKYILMAZ
Danışman: Fadime Sertçelik
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı, Kütahya ve çevresinde doğal ve yapay kaynaklı olaylar ayırt edilerek deprem kataloglardaki tanımlamanın net olarak ortaya konulmasıdır. Çalışma kapsamında, İçişleri Bakanlığı AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı tarafından işletilen AFYO, ANDZ, AUKIR, AUSIV, BILE, BNAZ, BYAT, DEMI, DOMA, EMET, GDZ, KURO, SGAZ, ULDT, USAK, BORA, DURS deprem kayıt istasyonları tarafından kayıt edilen lokal büyüklüğü Ml≤2,5 ve 2017-2019 yılları arasında meydana gelen 1286 adet sismik olayın düşey bileşeni kullanılmıştır. Her bir istasyon için analiz edilen olay sayısı 50 – 130 arasında değişmektedir. Ayırt etme işleminde basit yöntemlerin yanısıra Genlik Oranı yöntemi(As/Ap), Karmaşıklık- Spektral Oranı yöntemleri uygulanmıştır. Bu yöntemlerle elde edilen değişkenler için doğrusal ayrımlaştırma ve karesel ayrımlaştırma fonksiyonları (LAF-KAF) kullanılarak deprem ve patlatma etkinlikleri birbirinden ayırt edilmiştir. Ayrıca bu yöntemlere ek olarak tüm verilerin Kısa Zamanlı Fourier Dönüşümü (KZFD) ve Güç Spektrumlarının (GS) analiziyle deprem patlatma ayrımı yapılmaya çalışılmıştır. Tüm yöntemler kullanılarak yapılan ayrım analizi sonucunda toplam 1284 adet sismik olayın 910 tanesi deprem, 374 tanesi ise patlatma olarak belirlenmiştir. Deprem kayıt istasyonlarının 15 inde kayıt edilen verilere bütün yöntemler uygulanmış ve istasyon bazlı ayrımlaştırma fonksiyonları hesaplanmıştır. Çalışma da en az 10 patlatma kaydetmiş istasyonlar için denklem sistemleri oluşturulmuştur. Ayrımlaştırma fonksiyonları elde edilemeyen ANDZ ve AUKIR deprem istasyonlarında ise sadece KZFD ve GS yöntemleri uygulanarak analizler yapılmıştır. ANDZ ve AUKIR istasyonlarında ise veri sorunu nedeniyle deprem patlatma ayrımlaştırma analizi yapılması olanaksız olmuştur. Tüm yöntemlerin uygulandığı istasyonlar için olayların ilk tahmin ile kıyaslaması yapıldığında elde edilen başarı oranları, As/Ap-logS yöntemi için LAF'da %,82 ile %89, KAF'da ise %82 ile %89 arasında değişmektedir. C-Sr(Karmaşıklık) yöntemi uygulamasında ise LAF başarı oranı %79 ile %92, KAF'da ise %80 ile %92 arasında değişmektedir. KFZD yönteminde ise başarı oranı %51 ile %96 arasında değişirken, GS yönteminde ise başarı oranı %44 ile %82 arasında değişmektedir. Genlik oranı yöntemi ve karmaşıklık yöntemleri kendi içerisinde değerlendirildiğinde genlik oranı veya karmaşıklık analizlerinin birbirine olan üstünlüğü bulunamamıştır. Sonuçlar ilk gözlem ile kıyaslandığında KAF'ın LAF'a göre daha iyi bir sınıflandırma sunduğu gözlenmiştir. Depremlerin güç spektrumlarının frekansla değişiminin, patlatmalara oranla daha az olduğu, bu azalımın patlatmalarda 6 – 7,5 Hz , depremlerde 10 Hz den sonra belirginleştiği gözlenmiştir. Ayrıca yapay kaynaklı verilerin Kısa Zamanlı Fourier Dönüşümleri incelendiğinde, frekans ve genlik yoğunluğunun kısa zaman aralığında, deprem verilerinde ise enerji yoğunluğu daha geniş zaman diliminde belirgin bir şekilde gözlenmiştir. Bu çalışma sonucunda Kütahya ve çevresi gibi özellikle sismik şebekenin yoğun olduğu, tektonik yönden aktif ve maden, taş ocağı, yol tünel çalışmaları vb nedenlerle yapay patlatmaların yapıldığı bölgelerde, sarsıntı kaynağının belirlenmesine yönelik birden fazla yöntem uygulanması, ayırt etme çalışmalarında başarıyı arttırdığı ve mutlaka bu ayrım işlemlerinin yapılması gerektiği, bölgeler için yapılacak olan sismo teknonik çalışmalarında daha güvenilir verilerin kullanılması açısından büyük önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Ayrımlaştırma Fonksiyonları, Deprem, Kütahya, Taş Ocağı Patlatması