Avrupa bütünleşmesinde Avrupa sosyal politikası'nın rolü ve Avrupa vatandaşlığı ilişkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BİLGE ERCAN

Danışman: Aziz Çelik

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Avrupa Birliği (AB) projesi ekonomik işbirliği gibi sınırlı bir amaçla yola çıkan fakat daha sonra Avrupa bütünleşmesi gibi çok iddialı bir hedefe doğru evrilen bir projedir ve Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin Avrupa Birliği'ne üye olmalarından sonra sosyal uyumun sağlanabilmesinin önemi artmıştır. AB içinde ekonomik gerekçelerle başlayan Avrupa bütünleşmesi barış içinde var olan bir tek Avrupa yaratılması amacını taşımaktadır. AB'de öncelikli olarak ekonomik alanda düzenlemeler gerçekleştirilmiş ve siyasal ve sosyal alandaki düzenlemeler sonra gündeme gelmiştir. Maastricht Antlaşması (1992) (Avrupa Antlaşması) ve Lizbon Antlaşmaları (2009) ile AB'nin yapısı siyasi bütünleşme için daha uygun hale getirilmiştir. 1992'de kurulan ve bu tarihten itibaren geliştirilmeye çalışılan Avrupa vatandaşlığı kavramı halklar arasındaki sosyal uyum ile birlikte AB'nin geleceğini belirleyecektir. Ayrıca Avrupa halklarını doğrudan etkileyen ve sosyal politikalar altında getirilen yeni düzenlemeler de bütünleşmenin seviyesini arttırmaktadır. Bu çalışmada Avrupa bütünleşmesinin temelinde yatan değerlere odaklanmak açısından Sanayi Devrimi'nden günümüze Avrupa sosyal politikası tarihi ile birlikte Birlik içerisindeki sosyal politika ve vatandaşlık gelişmeleri ele alınmıştır. Özellikle Birleşik Avrupa fikrinin "Halkların Avrupası" ile mümkün olacağı görüşü günümüzde Federatif Avrupa tartışmalarını tekrar alevlendirmiştir. Avrupa Birliği sosyal politikası çalışmaları ve halkların uyumlaştırılmasının önemini anlayabilmek için Avrupa bütünleşme teorileri de çalışma içerisinde açıklanmıştır. Uyum, ortaklaşma, birleşme gibi süreçleri atlatan Avrupa Birliği için ekonomik, siyasal birlikten sonra sosyal birliği sağlamak yapılacak en önemli adım olarak gözükmektedir. Sosyal vatandaşlık ile uyumlaştırılması kolaylaşacak Avrupa halkları, belirli bir standart etrafında bütünleştikleri takdirde daha güçlü şekilde uluslararası politikada yer alacaktır. Avrupa bütünleşmesinin geleceği için Avrupa vatandaşlığının tam anlamıyla gerçekleşip Birlik seviyesinde sosyal uyumun şart olduğu ve bunun için Nested sosyal vatandaşlık modeli ile çok vitesli Avrupa yaklaşımının benimsenmesi gerektiği tezin temel hipotezini oluşturmaktadır. Buradan hareketle bu çalışma, Avrupa bütünleşmesi açısından Avrupa sosyal politikası ve vatandaşlık ilişkisi ile ilgilenmektedir. Çalışmanın amacı Avrupanın gelecek tartışmaları içerisinde sosyal Avrupanın önemini ortaya koymaktır. Çalışmada yöntem olarak, kuramsal çalışmalar incelenerek teorik çerçevede konu ortaya konulmuştur ve AB tarafından yapılan anket çalışmaları (EU Barometers) ile AB'nin ve Avrupa bütünleşmesinin günümüzdeki geldiği durum analiz edilmiştir. Resmi AB belgeleri, raporları ve antlaşmaları ışığında iddialar desteklenmeye çalışılmıştır.