Fotoğraf sanatında tekinsizlik: Roger Ballen fotoğrafları üzerine bir inceleme
Tezin Türü: Sanatta Yeterlik
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, PLASTİK SANATLAR ANASANAT DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EREN GÖRGÜLÜ
Danışman: Osman Odabaş
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Felsefi bir düşüncenin ürünü olan sanat imgesi insanoğlunun dünya üzerindeki varlığından bugüne farklı şekillerde algılanmış ve temsil edilmiştir. Nitekim modern sanattan günümüze sanat imgesi; izleyicinin estetik anlayışını değiştiren, bozguna uğratan ve rahatsız eden bir tavır sergilemektedir. Sanatı temsil eden estetik deneyiminin farklı bir şekilde izleyici ile buluşması Sigmund Freud'un 1919 yılında yayımladığı 'Uncanny' (tekinsiz) makalesinde psikanaliz bağlamında incelediği 'tekinsiz' kavramı ile gerçekleşmiştir. 'Tekinsiz' sanatta temsil edilene karşı farklı bir bakış açısıyla bakılmasını talep etmektedir. 'Bastırılmışın geri dönüşü' anlamında kullanılan 'tekinsiz', ilk olarak Friedrich Schelling tarafından gündeme getirilmiş, ardından Ernst Jentsch ile tanınmış ve son olarak Freud tarafından geliştirilmiş bir kavramdır. Psikanaliz ile ilişkilendirilen 'tekinsiz' sonraki yıllarda diğer sosyal bilimler alanında da araştırılan bir konu haline gelmiştir. Dolayısıyla farklı sanat disiplinleri arasında da kendine yer bulan tekinsiz kavramı sanatsal temsillerin anlaşılmasında da kullanılmıştır. Freud'un 'unheimlich' kavramı ile üzerinde durduğu tekinsiz, Lacan tarafından 'extimité' tanımıyla iç/dış sınırların arasındaki muğlaklığı ifade etmede kullanılmış ve tekinsizlikle ilişkilendirilmiştir. Martin Heidegger'in insan varoluşunun dramasına etki eden ve dünyada var olmanın fırlatılmışlığı sonucunda ortaya çıkan varoluşsal belirsizlik de ne içeri de ne de dışarıda hissi uyandırmaktadır. Bireyin yaşadığı bu belirsizlik aynı zamanda tekinsiz bir temayı ifade etmektedir. Tekinsiz kavramı hem gündelik hayatta yaşanan tekinsizlik hem de kurgusal tekinsizlik olarak değerlendirilebilmektedir. İcat edildiği tarihten günümüze evrensel bir dil oluşturan fotoğraf, hem belgeleme hem kayıt altına alma hem temsil etme hem de sanat yaratma aracı olarak diğer sanat alanları arasında kendine ayrı bir yer bulmuştur. Kendi sınırlarını günümüz çağdaş sanatında aşan ve disiplinlerarası bir şekilde kullanılmaya başlayan fotoğraf, sanatta görme ve gerçeklik kavramları ile doğrudan ilişkili bir hale gelmiştir. Fotoğraf burada ve orada, şimdiki ve geçmiş arasındaki kurgusal alanın bulanıklaştırılmasında tekinsiz durumu ortaya çıkartmaktadır. Modern dönemden sınırların olmadığı postmodern döneme sanatçıların söylemlerini anlatmada önemli bir araç haline gelen fotoğraf tekinsiz ait temaların kurgulandığı önemli sanat alanlarından birisi olmuştur. Popüler bir imge üretim aracı olarak fotoğraf, sanat ve bilim çerçevesinde gördüğü ilgi sayesinde güzel sanatlar içerisinde kendine önemli bir yer edinmiş, sanatsal üretime yaratıcılık katmış ve toplumun her kesimine ulaşmıştır. Bu yaratıcılık içerisindeki temsil ifadelerinden biri olan tekinsiz tema hem psikanaliz hem de sanatsal üretimle ilişkilendirilmiştir. Ayrıca mekan ve nesne tekinsizi tanımlamada önemli kavramlar olarak görülmüştür. On dokuzuncu yüzyıl fotoğraf sanatı içerisinde tekinsiz temaların yansıması genellikle ölüm kavramı üzerinden şekillenmiştir. Ölüm kavramı tekinsiz temalar içerisinde bireyin en güçlü yaşadığı temalardan birisidir. Bu dünyadan ayrılan bireylere ait görüntüler geride kalan aileler için melankoli nesnesi haline gelmiş ve post-mortem fotoğrafçılığının bir göstergesi olmuştur. Paylaşımı ve dolaşımı gittikçe kolaylaşmaya başlayan fotoğraf, on dokuzuncu yüzyıl sonlarında toplumların yaşadığı kaygıların görüntülenmesinde önemli bir araç haline gelmiştir. Modernist hareketin içerisinde yaşanan yıkım ve savaş, temsilin inanırlığını üzerinde sarsıcı bir etki bırakmıştır. Sanat yapıtları içerisinde kendini ayrı bir yer bulan tekinsiz tema, fotoğraftan sinemaya resimden heykele edebiyattan mimariye sanatın farklı alanlarında etkisini göstermiştir. Ayrıca bireyin bedensel varlığı üzerinden değerlendirilen tekinsiz, kaygının merkezinde yer alan bedenin hem tanıdık hem de yabancı olma duygusu üzerindeki ikilem ile şekillenmiştir. Avangard sanat hareketleri içerisinde önemli bir yeri bulunan fotoğraf, yirminci yüzyıl başlarında yaşanan ve tüm dünyayı etkileyen savaş sonrasında tekinsiz tema içerisinde sıklıkla görülmeye başlanmıştır. Özellikle gerçeküstücü sanat akımı içerisinde kendisine ayrı bir yer bulan tekinsizlik, hem makine-beden hem ölüm hem de çift kavramları bağlamında sanat eserleri içerisinde kullanılmıştır. Freud'un 'tekinsiz'i açıklarken başvurduğu 'Kum Adam' hikayesindeki Olimpia'nın otomat olması canlı/cansız arasında ortaya çıkan belirsizliğe vurgu yapmaktadır. Fotoğrafik görüntünün temelinde yatan ve daha önceden olmuş olanın geri dönüşü olarak görebileceğimiz durum çift kavramına karşılık gelirken aynı zamanda fotoğrafı doğası gereği tekinsiz yapmaktadır. Modernist hareket sonrası sanat eserlerinin çoğaltım aracına göre metalaştığı ve temsilin sorgulandığı bir dönemin sonunda ortaya çıkan kavramsal sanat, mutlak doğrunun ve tekilliğin olmadığı postmodernist bakış açısına zemin hazırlamıştır. Sınırsız yeniden üretim aracı olarak fotoğraf, postmodernizm içerisinde diğer sanat alanları içerisinde etkin olarak kullanılmaya başlanmıştır. Tekinsiz temaların postmodern sanat anlayışı içerisinde oldukça popüler olması, kimlik ve beden konuları üzerine yapılan araştırmaların çoğalmasıyla sayesinde gerçekleşmiştir. Postmodern sanat içerisinde bedene yapılan atıfların sanat alanlarını etkilemesi sonucunda fotoğraf temelli işlerde başvurulan beden kavramı tekinsizliğin yaşandığı önemli bir alan olmuştur. Fantezi öğelerin, fantastik mekanların, bilinçaltının ve kurgusallığın sıklıkla karşılaşıldığı postmodern dönemdeki tekinsiz görüntüler, fotoğraf çalışmalarının önemli bir yapı taşı olmuştur. Postmodern sanat anlayışının egemen olduğu yaklaşım içerisinde Roger Ballen'a ait fotoğrafların tekinsiz temadan aldığı referanslar, kurgusal tekinsizlik bağlamında ortaya çıkmaktadır. Fotoğrafın sahip olduğu iletişimsel özelliğinin tekinsizlik aracılığıyla izleyici üzerinde yarattığı kaygı, sanatçı tarafından kurgusal olarak düzenlenmektedir. Ballen'ın bilinç ve bilinçaltı aracılığıyla kurgusal tekinsizlik bağlamında yarattığı çalışmaları izleyicinin bilinçaltına nüfuz etmektedir. İzleyici O'nun fotoğraflarını çoğu zaman karanlık olarak nitelemiştir. Bu karanlık içerisinde izleyicinin maruz kaldığı figürlerin görüntüleri, izleyicinin algısal dünyasını rahatsız etmekte, gerçekliği sorgulamasına sebep olmakta, kurgusal tekinsizlik aracılığıyla fantezi ve gerçeklik arasındaki sınırları muğlaklaştırmaktadır. Kurgusal tekinsizlik Roger Ballen'ın fotoğraf evrenine yapılan psikolojik yolculuğun kilit noktasıdır. Anahtar Sözcükler: Modern, Postmodern, Tekinsiz, Fotoğraf