Geleneksel metal gravür tekniklerine alternatif yeni bir yaklaşım non-toxic metal gravür uygulamaları
Tezin Türü: Sanatta Yeterlik
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, PLASTİK SANATLAR, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SUNA ÖZGÜR KARAALAN
Danışman: İsmail Keskin
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çok uzun yıllardır uygulanan metal gravür sanatı, özgün baskı sanatında önemli bir yer tutmaktadır. Eski çağlarda insanlar, savaşlarda kullanılan kılıç, mızrak, kalkan gibi nesnelerin üzerine şekiller, semboller ve motifler işlemişler, sivri uçlarla kaya, boynuz ve kemik gibi oyulabilen nesnelere çivi yazıları ile gravürün temelini oluşturmuşlardır. Rönesans'ın başlamasıyla birlikte gravür, din ve tarih kitaplarının resimlendirilmesinde kullanılmaya başlanmıştır. Zaman içerisinde sanatçılar, gravürle kendi özgün eserlerini oluşturmaya başladılar. 1900'lü yıllarda modern sanatla birlikte baskı, resim sanatında ilerlemeye başladı. Picasso'nun bulduğu renkli yüksek baskı yöntemi ve Hayter'in bulduğu renkli çukur baskı yöntemi, gravür sanatında birer devrim olarak tarihe damgasını vurmuştur. Gravür; 1950'lerden sonra dünyanın her tarafında yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanmış, günümüze dek bazı sanat dalları gibi özgün bir sanat dalı olarak kabul edilmiştir. Metal gravür sanatının tarihsel gelişimi ve bu sanat dalındaki tekniklere ilişkin açıklamaların yapıldığı birinci ve ikinci bölümde, Türkiye'de metal gravür baskı, sanatçının kişisel bir üslup ifade etmesi açısından, bir anlatım dili olarak tercih edilir. Metal gravür baskının sunduğu teknikler, kişinin anlatım diline katkıda bulunmaktadır. Bu bağlamda, kişinin işlediği konuya farklı görsel anlatımlar sağlamaktadır. Teknolojinin gelişimi her alanda olduğu gibi sanatı da etkilemiş, sanatçılar hem kullandıkları tekniklerde, hem de tasarımlarında bu modernleşme çabalarını hissettirmişlerdir. Üçüncü bölümde, 1980'lerin sonlarına doğru özgün baskı sanatçıları özellikle Avrupa'da sağlık ve çevre konusunda bilinçlenmeye başlamışlardır. Yaptıkları çalışmaları ve tekniğinin getirmiş olduğu kimyasal etkilerin sanatçının kendisine, insan sağlığına ve çevreye zarar vermeden nasıl oluşturulabileceğinin sorgulamasına girmişlerdir. Geleneksel metal gravür sanatında kullanılan malzemelerin içerikleri ve çeşitleri, insan sağlığına verdikleri zararlarla birleştirerek anlatılmıştır. Bütün bu zararlarına rağmen metal gravür sanatından ayrılamayan sanatçılar Non-Toxic baskı sanatının bulunmasıylae baskı sanatına farklı bir perspektif kazandırmıştır. Yine bu bölümde Non-Toxic baskının doğuşu, teknikleri ve bu alanda çalışan sanatçılar anlatılmıştır. Son olarak geleneksel metal gravür baskı ile Non-Toxic baskı sonuçları arasındaki sanatsal farklılıklar değerlendirilmiştir. Bu tezin hazırlanmasındaki amaç, metal gravür sanatında çalışmak isteyen sanatçılara hem geleneksel tekniklerle yapılan yöntemleri, hem de Non-Toxic tekniklerle yapılan yöntemleri anlatmaktır.