Yenihan B., Toçoğlu F. Z., Yiğit B., Sert H., Akyiğit H., Doğan O., et al.
TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2024 - 2025
Türkiye’yi derinden etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında ülke
gündeminin ana konusu haline gelen “afet olgusu”, insani güvenlik riskleri arasında yer
almaktadır. Doğal afetler, temel ihtiyaçların karşılanamaması, geçim kaynaklarının yok olması
ve kamu hizmetlerine erişememe gibi sorunlara yol açmaktadır. Afetler, mevcut dezavantajlı
grupları daha kırılgan hâle getirirken, yeni kırılgan nüfuslar da yaratmaktadır. Bu proje, insani
güvenlik anlayışından hareketle afet durumunda toplumsal refahı artırmaya yönelik
sürdürülebilir politikaların geliştirilmesine katkı sunmayı amaçlamaktadır. Çalışma nitel
araştırma yöntemiyle, durum çalışması deseni kullanılarak yürütülmüş; Kahramanmaraş’taki
konteyner kentlerde yaşayan afetzedelerle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde
edilen veriler insani güvenlik bileşenleri çerçevesinde tema, kategori ve alt kategorilere
ayrılmış; afet sonrası insani güvenliğin iyileştirilmesine yönelik kavramsal harita
oluşturulmuştur.
Bulgular, Kahramanmaraş’taki afetzedelerin ekonomik, gıda, sağlık, çevresel, kişisel,
toplumsal ve siyasal güvenlik alanlarında çeşitli sorunlarla karşılaştığını göstermektedir.
Ekonomik güvenlik açısından işsizlik, gelir kaybı ve artan kiralar nedeniyle afetzedeler kalıcı
barınma güvencesinden yoksun kalmıştır. Düşük gelir grupları, emekliler ve engelliler temel
ihtiyaçlarını karşılamak için borçlanmakta; bu durum ekonomik kırılganlığı artırmaktadır. Gıda
güvenliği, düzensiz yardımlar, altyapı yetersizlikleri ve temiz suya erişimdeki zorluklar
nedeniyle tehdit altındadır. Sağlık güvenliği kapsamında psikolojik travmaların sürdüğü, hijyen
eksikliklerinin bulaşıcı hastalık riskini artırdığı, kronik hastaların ve özel beslenme gereksinimi
olanların ihtiyaçlarının çoğu zaman karşılanamadığı belirlenmiştir. Çevresel güvenlik
açısından konteynerlerdeki yalıtım eksikliği ve yoğun elektrik kullanımı yangın riskini
artırmaktadır. Şehir merkezlerinden uzak konum, toplu taşıma yetersizliği ve fiziksel engeller,
özellikle kadın ve engelliler için günlük yaşamı zorlaştırmaktadır. Kişisel güvenlik açısından
konteyner kentlerde uyuşturucu, hırsızlık ve şiddet olayları gözlemlenmiş; aydınlatma ve
denetim eksiklikleri yalnız yaşayan kadınlarda cinsel tehdit algısını, ebeveynlerde ise çocuk
güvenliği kaygılarını artırmıştır. Konteynerlerin darlığı ve ses geçirgenliği mahremiyeti
zorlaştırmakta, bu da aile içi gerilimlere neden olmaktadır. Farklı sosyokültürel grupların aynı
yaşam alanını paylaşması kimlik temelli gerginlikler doğurarak toplumsal güvenliği
zedelemektedir. Siyasal güvenlik açısından, afet yönetimindeki aksaklıklar ve gecikmeler
kurumsal güveni sarsmıştır. Kiracılara yönelik belirsizlikler, kalıcı konut haklarından dışlanma
ve yalnızca seçim dönemlerinde görünür olan siyasi aktörler, afetzedelerde dışlanmışlık ve
devlete karşı güvensizlik duygusunu artırmıştır. Elde edilen sonuçlar, AFAD, ASHM ve yerel
yönetimlerin afet sonrası politika geliştirme, planlama ve uygulama süreçlerine veri desteği
sağlamayı ve insani güvenlik perspektifinden sürdürülebilir iyileştirmelere rehberlik etmeyi
amaçlamaktadır.
Anahtar kelimeler: Afet, 6 Şubat Depremleri, İnsani Güvenlik.