TÜBİTAK Projesi, 2209-A - Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı, 2023 - 2024
Bu proje, Türkiye’de doğal afetler bağlamında tedbir, tevekkül ve sorumluluk bilinci arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Deprem başta olmak üzere doğal afetlerin sıkça yaşandığı bir coğrafyada bulunan Türkiye’de, bireylerin afetlere karşı hazırlık düzeyi ve sorumluluk bilinci önemli bir sorun alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çerçevede çalışma, tevekkül ve tedbir gibi dinî ve ahlaki kavramların bireylerin afetlere hazırlık davranışları üzerindeki etkisini ortaya koymayı hedeflemektedir.
Araştırma nicel yöntemle yürütülmüş olup Türkiye’nin farklı bölgelerinden 405 katılımcı ile gerçekleştirilen ölçek çalışmasına dayanmaktadır. Veri toplama aracı olarak Sorumluluk Duygusu ve Davranışı Ölçeği, Afet Hazırbulunuşluk Ölçeği ve Tevekkül Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiş ve demografik değişkenler ile temel kavramlar arasındaki ilişkiler incelenmiştir.
Araştırma bulguları, inanç ile davranış arasında belirgin bir uyumsuzluk olduğunu göstermektedir. Katılımcıların tevekkül düzeyleri yüksek olmasına rağmen, afetlere karşı tedbir alma ve hazırlıklı olma düzeylerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca doğal afet deneyimi yaşamış olmanın, hatta can ve mal kaybına maruz kalmanın dahi sorumluluk bilinci ve hazırlık düzeyi üzerinde anlamlı bir artış sağlamadığı görülmüştür. Bu durum, afet deneyimlerinin yeterince içselleştirilmediğini ve toplumda sürdürülebilir bir afet bilincinin oluşmadığını ortaya koymaktadır.
Projenin, dinî kavramların doğru anlaşılması ile pratik sorumluluk davranışlarının bütünleştirilmesine katkı sağlaması beklenmektedir. “Tedbir almadan tevekkül olmaz” ilkesinin toplumsal düzeyde yeniden vurgulanması, bireylerin afetlere karşı daha bilinçli ve hazırlıklı hale gelmesine katkı sunacaktır. Bu doğrultuda çalışma, afet eğitimi, kamu politikaları ve dinî rehberlik faaliyetleri için bilimsel bir zemin oluşturmayı hedeflemektedir.
Sonuç olarak proje, inanç ile eylem arasındaki boşluğu ortaya koyarak, daha dirençli, bilinçli ve sorumluluk sahibi bir toplumun inşasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.