GÖKTAŞ R. K. (Yürütücü), ACAREL D., BALTACI H., GÖKTAŞ Ç.
Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Diğer, 2024 - Devam Ediyor
Hava kirliliğinin önemli bir göstergesi olan
partiküler maddeler (PM), doğal yollarla atmosfere salınabildiği gibi, insan
faaliyetleri sonucunda da oluşabilmektedir. Artan dünya nüfusu ve endüstrileşme
sonucu, PM salınım kaynakları çeşitlenerek artmıştır. Bununla beraber,
atmosferik PM ve iklim değişikliği arasında karmaşık bir etkileşim vardır. PM
birçok farklı mekanizma yoluyla atmosferde dağılıp uzun mesafelerde
taşınabilir. Bu çalışma, Türkiye’de 2010-2023 yılları arasında gözlemlenmiş
yüksek PM10 konsantrasyonları ile atmosferik sirkülasyon paternleri,
yerel meteorolojik koşullar ve deprem olaylarının ilişkisini araştırmayı
amaçlamaktadır.
Kuraklık ve sıcak hava dalgaları (SHD), iklim
değişikliği ile ilişkili aşırı hava olayları sonucunda sıklaşmakta ve
şiddetlenmektedir. Bu çalışmada, Standardize Yağış-Evapotranspirasyon Endeksi
(SPEI) kullanılarak yapılan analizlerle kuraklık ve SHD’nin PM10
seviyeleri üzerindeki etkileri ortaya konacaktır. Kuzey Atlantik Salınımı (NAO)
ve Doğu Atlantik/Batı Rusya (EA/WR) paterni gibi büyük ölçekli atmosferik
sirkülasyonlar Türkiye’deki yerel meteorolojiyi etkilemektedir. Bu çalışmada
uzak etkileşim paternleri ile Türkiye’deki yüksek PM10
konsantrasyonları arasındaki karmaşık ilişki araştırılacaktır. Bu amaçla NOA ve
EA/WR indis değerleri kullanılarak istatistiksel analizler
gerçekleştirilecektir. Türkiye’de yapılaşma ve zemin özellikleriyle ilişkili
olarak deprem sonrası yıkımın bazı bölgelerde yüksek olabilmesi, bu afet
sırasında ve sonrasında hava kirliliğinde artışa neden olabilmektedir. Bu
çalışmada, deprem olaylarının PM10 konsantrasyonları üzerindeki
etkileri değerlendirilecektir. Ayrıca, HYPSPLIT modeli kullanılarak bölgesel
yüksek-PM10 değerlerine neden olan kaynaklar araştırılacaktır.
Böylelikle kirlilik kaynakları ile iklim, meteoroloji ve afet olaylarının
etkileri birlikte değerlendirilecektir.
Bu çalışma, atmosferik mekanizmaların ve depremlerin Türkiye’deki PM10 seviyeleri üzerindeki etkilerini araştırarak, hava kalitesinin iyileştirilmesi ve yönetilmesi için önemli veriler sunmayı hedeflemektedir. Çalışmanın sonuçları iklim değişikliğine uyum stratejileri ve çevre politikalarının geliştirilmesine katkıda bulunacaktır.