Iktisat bilimi ve metodolojik bir sinama Nitel ve nicel teknikler uzerine bir degerlendirme
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tez Danışmanı: Prof. Recep Kök
Tezin Onay Tarihi: 2007
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Kıt kaynak ve sonsuz ihtiyaç ön kabulleri çerçevesinde, günümüzde hâkim iktisadın ilkelerine bağlı olarak ortaya çıkan eleştirel ve destek yönlü çabalar giderek anlam kazanmaktadır. Tüm insan faaliyetlerinin, özellikle de günümüzde toplumsal eylemin çekirdeği haline gelmiş iktisadî faaliyetlerin, tekçi (pozitivist) bir yaklaşım tarafından ele alınması iktisat biliminin üstüne gölge düşürmektedir. Nitekim hâkim iktisadi yaklaşım ile iktisadî faaliyetin, sadece bireyin bakış açısına indirgenerek açıklanması; değer yargısı ve sübjektivite gibi unsurların iktisadın incelediği nesnenin bir özelliği olmaktan çıkarılmasına neden olmaktadır.
İktisadi analizde yaşanan birçok metodolojik gelişme -doğrulamacılık, yanlışlamacılık, araçsal rasyonalizm- ve özellikle iktisat metodolojisinde araçsal rasyonalizmin egemen olması, teorilerin oluşturulmasında kullanılan varsayımların sorgulanmasının bırakılmasını, sadece önceden kurulmuş denklemlerin öngörülerinin teoriler hakkında belirleyici olmasını sağlamaktadır. Bununla birlikte, iktisadi gerçeğin sentetik (yani değer yargısı taşıyan) önermeleri hatırlanırsa; matematiğin analitik önermeleri (aksiyomatik-başlangıç kabulleri olan), iktisadi analize gittikçe hâkim olmaktadır. Kısaca, araçsal bağlamda ekonometri ile bir değerlendirme yapıldığında, başlangıç varsayımlarının ve değer yargılarının tekrar üretildiği bir yapı yaratılmaktadır.
Bu çalışmada ilk olarak, hâkim iktisat paradigmasının temel özellikleri açıklanmakta ve iktisatta yaşanan metodolojik dönüşümler dikkate alınarak, iktisadın bilimsel zemini hakkında değerlendirme yapılmaktadır. İkinci bölümde ise, tarihsel süreç içerisinde ortaya çıkan ekonometrik yaklaşımlara yer verilmektedir. Bu şekilde, hâkim iktisadın ekonometri ile sahip olduğu ortak varsayımlar ve ampirik yöntemin sosyal bilimlerdeki eksiklikleri dikkate alınarak, bu durumun kapalı bir sistem oluşturarak hâkim toplumsal sistemin sürekliliğine ve alternatifsizliğine nasıl katkı sağladığı üzerinde durulmaktadır. Sonuç kısmında da, genel bir değerlendirme yapılmaktadır.