İstanbul Lâvtasında Teknik Çalışmalar


Creative Commons License

Arş. Gör. GÖKHAN ÇAYLAK

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Devlet Konservatuvarı, Devlet Konservatuvarı, Türkiye

Tez Danışmanı: Enver Mete Aslan

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

    Çalışmaya konu olan lâvta 18-20. Yüzyıllar arası İstanbul merkezli bir lgede; kahvehane, meyhane gibi mekânlarda lence müziği ağırlıklı, daha çok halk ezgileri icra edilen ve bir çeşit İstanbul halk müziği çalgısı da denilebilen İstanbul lâvtasıdır. Daha çok İstanbul kemençesi ile birlikte icra edilmiş; kemençenin melodi icrasına İstanbul lâvtası
ritim
ve dem ses sağlamıştır. Bu oluşum ise kültür tarihinde kabasaz takımı olarak isimlendirilmiştir. Genellikle Rum müzisyenlerin elinde hayat bulan çalgı, 20. Yüzyılla
beraber
değişen kültür ve sosyolojik sebeplerden dolayı tercih edilmemeye başlanmıştır. Aynı dönem içinde Tanburî Cemil Beyin yapmış olduğu taksim kayıtları ile ritim tutan
eşlik
rolünden melodi çalan solo bir çalgıya dönüşmüştür. İstanbul lâvtası Cemil Beyden günümüze çeşitli müzisyen ve araştırmacıların özel ilgileri sayesinde ulaşabilmiştir.
Türk müziğinde meşk yönteminin önemi, geçerliliğini koruyan bir öğretim şeklidir. Geleneksel icra üslubu tarihten günümüze meşk yöntemi ile öğretilmiş ve aktarılmıştır.
21. Yüzyıl günümüz müzik eğitiminde meşk yöntemi ile birlikte, gelişen teknoloji ve metodoloji ile çalgıya yönelik çağdaş tekniklerin harmanlanması sayesinde eğitim
kalitesinin artacağı düşünülmektedir. Buradan yola çıkılarak İstanbul lâvtası eğitimine katkıda bulunmak ve icracısının teknik yönden gelişmesini sağlamak için teknik
alıştırmalara yönelik öneri niteliğindeki bu çalışma yapılmıştır. Çalışmada ilk olarak icracının sağ el tekniği üzerinde durulmuş, ardından parmak baskıları ve sol el tekniği ele
alınmıştır. Parmak baskı çalışmaları, pozisyon bilgisi ile birlikte verilmiş olup alıştırmalar Türk müziğinde yer alan farklı usullerle sunulmuştur. Bu sayede alıştırmalar birer müzik
cümleciğine dönüşüp farklı mızrap vuruş çeşitleri içermiş ve melodik yönden nispeten zengin hale gelmiştir. Alıştırmalarda müzik alanında dünyaca kabul görmüş terimlerden
yararlanılması ile hem icracının terimlere aşina olması hem de çalgının eğitim ve öğretiminin çağdaş yöntemlere bütünleşik olması amaçlanmıştır. Alıştırmaların metronom
eşliğinde sık ve çok tekrar edilmesi ile icracının sağ ve sol el tekniği kuvvetleneceği, çalgıya olan hâkimiyetinin artacağı ve müzikalitesinin gelişeceği düşünülmektedir.