6 Şubat Kahramanmaraş Depremlerinde Telepsikiyatri Hizmetleri ve 6 Ay Sonraki Travma Sonrası Stres Bozukluğu Sıklığının Araştırılması


Dr. Öğr. Üyesi AILA GAREAYAGHI

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tez Danışmanı: Elif Tatlıdil Yaylacı

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Amaç: 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri Türkiye'de 53.537 kişinin hayatını kaybetmesine yol açarak ülke çapında 14 milyon kişiyi etkilemiştir. Dünya çapında deprem felaketini yaşayan kişilerin %43'ünde travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) geliştiği bildirilmektedir. Depremler gibi afetlerden sonra bölgedeki kişilerin ruh sağlığı hizmetlerine erişimi, afetten etkilenen kişilerin yer değişimleri, yolların kapanması, sağlık hizmeti sunan yapıların zarar görmesi, sağlık hizmetlerine talebin artması gibi nedenlerle zor olabilmektedir. Bu gibi durumlarda telesağlık hizmetleri ön plana çıkmaktadır. Bu çalışma, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden sonra Kocaeli Üniversitesi Çevrimiçi Psikiyatri Polikliniği'ne telepsikiyatri hizmeti almak için kimlerin başvurduğunu, stres belirtilerinin varlığını, daha sonraki dönemde ne oranda TSSB geliştiğini ve hangi sosyodemografik özelliklerin ve hangi stres belirtilerinin TSSB gelişimini yordadığını araştırmayı amaçlamıştır. Yöntem: 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen ve KOÜ Psikiyatri Polikliniği'ne telesağlık hizmeti için başvuran hastalarla birinci ve altıncı ayda çevrimiçi görüşmeler yapılmıştır. Telepsikiyatri görüşmesi için başvuran hastalara Travma Sonrası Stres Bozukluğu – Kontrol Listesi Sivil Versiyonu Ölçeği (PCL-C) ve Ulusal Stresli Olaylar Anketi Akut Stres Bozukluğu Kısa Ölçeği (NSESSS) yapılmıştır. Bu ölçekler travma sonrası stres bozukluğu tanısını koymada yardımcı olmaktadır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen katılımcı sayısı 143 olup bunun %79.7'sini kadınlar oluşturmaktadır. Katılımcıların yaş ortalamaları 38.01'dir. Katılımcılarda birinci ayda, TSSB yaygınlığı %94.2 iken altıncı ayda %81.8 olarak bulunmuştur. Kadın cinsiyet, olay nedeniyle barınma ve mal kaybı yaşama, yaşanılan kaybı karşılayacak kaynaklara sahip olmama, olay esnasında yakınlarının öleceğini düşünme, olay esnasında yakınlarının yaralandığına veya öldüğüne tanık olma TSSB gelişiminin yordayıcıları olarak bulunmuştur. Sonuç: Çalışma, birinci ve altıncı aydaki TSSB yaygınlığındaki düşüşü göstermektedir. Bu bulgular, doğal afetler sonrasında telepsikiyatri hizmetlerinin, özellikle erişim güçlükleri yaşanan durumlarda, ruh sağlığı desteği sağlamada kritik bir rol oynayabileceğini vurgulamaktadır. Çalışma, afet sonrası müdahale stratejilerinde bu tür uzaktan sağlık hizmetlerinin entegrasyonunun önemini ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: TSSB, Telepsikiyatri, Telesağlık, Afet Psikiyatrisi