Meme Kanseri Tedavisi Gören Kadınların Eşlerinin Deneyimleri


Creative Commons License

Arş. Gör. Dr. CİHAN ASLAN

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Hakan Acar

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Araştırmanın amacı, meme kanseri tedavisi gören kadınların eşlerinin hastalık ve tedavi sürecine ilişkin deneyimlerinin ortaya çıkartılması ve bu deneyimler ışığında meme kanseri tedavisi gören kadınların eşlerine yönelik sosyal hizmet müdahalesi önerisi geliştirilmesidir. Bu araştırma nitel araştırma yöntemi ile tasarlanmıştır. Araştırma, hazırlanan yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla; 01.01.2015 ile 03.03.2016 tarihleri arasında Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi genel cerrahi kliniğinde 12'si mastektomi ve 12'si meme koruyucu ameliyat ile meme kanseri tedavisi gören 20-45 yaş arası, Kocaeli'nde yaşayan toplam 24 evli kadının eşleriyle yüz yüze görüşmeler şeklinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın temel bulguları şu şekildedir; Katılımcıların ifadelerine göre; meme kanseri tedavisi gören kadınların çoğunluğu meme kanseri şüphesi olmadan ağrı, şişlik, düzenli kontroller veya başka bir hastalığın tedavisi sırasında meme kanseri olduklarını öğrenmişlerdir. Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kadınların meme kanseri olabilecekleri yönünde şüpheleri olduğu anlaşılmıştır. Teşhisin ve hastalığın, katılımcılar ve eşleri üzerinde; üzüntü, korku, kaygı, mutsuzluk, belirsizlik, ölüm korkusu, beden imajı, cinsellik vb. konulardaki etkileri düşünüldüğünde meme kanseri tedavisinin çok disiplinli bir tedavi ekibi tarafından yürütülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Katılımcıların tamamına yakını tedavi sürecinde eşlerinin yanlarında olup onlara destek olmaya gayret ettiklerini ifade etmişlerdir. Çalışmak zorunda olmak katılımcıların tedavi sürecine aktif katılımını engellemiştir. Katılımcıların en büyük ihtiyaçlarının tedavi süreci ile ilgili bilgi edinmek konusunda olduğu görülmüştür. Bununla birlikte katılımcılar; psiko-sosyal desteğe ihtiyaç duyduklarını ifade etmişlerdir. Katılımcıların özellikle bilgi ihtiyaçlarını karşılayamadıkları bunun da kendileri ve eşleri üzerinde endişe, korku, üzüntü gibi hislere neden olduğu görülmüştür. Katılımcılar psiko-sosyal destek ihtiyaçlarını çoğunlukla akraba ve yakın arkadaşlarından karşıladıklarını ifade etmişlerdir. Katılımcılar, ameliyat ve ek tedavilerin eşleri üzerinde meydana getirdiği meme kaybı ve saç dökülmesi gibi fiziksel değişikliklerin onları üzdüğünü, mutsuz ettiğini ve yıprattığını ifade etmektedirler. Ancak katılımcılar, bu değişimlerin ve meme kanserinin kendileri ve eşleriyle olan ilişkilerine olumsuz etkisi olmadığını tersine daha da yakınlaştıklarını ve bağlandıklarını dile getirmektedirler. Tedavinin, annelik, kadınlık, cinsellik, beden imajı gibi konularda eşleri hakkında düşüncelerine etkisi sorulduğunda; katılımcılar çok konuşmamayı, kısa cevaplarla etkisi olmadığını ifade etmeyi tercih etmişlerdir. Katılımcılar, meme kanserinin bahsedilen bu alanlarda kendilerini etkilememesini; kendilerine göre ileri yaşları, zaten çocuk sahibi olmaları ve eşlerine olan sevgileriyle açıklamaktadırlar. Ancak katılımcıların yaş ortalamalarının 42,63 olduğu göz önünde bulundurulduğunda yaşlarının cinsel yaşamlarını olumsuz etkileyecek kadar ileri olmadığı görülmektedir. Son olarak var olan tedavi sürecinin katılımcılar ve eşlerinin ihtiyaç ve özelliklerine duyarlı olmadığı düşünülmektedir. Bu nedenle araştırma kapsamında katılımcıların gözlem ve deneyimlerinden yola çıkarak tedavi süreci irdelenmeye, yeniden tasarlanmaya ve sosyal hizmet uzmanlarının tedavi sürecinde kullanmalarına yönelik sosyal hizmet müdahalesi önerisi geliştirilmeye çalışılmıştır.