International Congress on Social Legal Studies


Çelik S.

SOSYAL HAKLAR VE DEVLETİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ BAĞLAMINDA AİHM’İN DOĞAL AFETLERDEN DOĞAN ZARARLARA İLİŞKİN YAKLAŞIMI, Mustafa Çakır, Editör, Legal yayınevi, İstanbul, ss.169-191, 2018

  • Basım Tarihi: 2018
  • Yayın Evi: Legal yayınevi
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayısı: ss.169-191
  • Editörler: Mustafa Çakır, Editör

Özet

İnsan hakları korunabildiği ve ihlal edildiği takdirde tazmin edilebilir olduğu ölçüde pratik ihtiyaçlara cevap verebilir; aksi halde kağıt üzerinde kalmaya mahkumdur. İkinci ve üçüncü kuşak haklar olarak da bilinen hakların dava edilebilirliğe çok uygun olmadığı genellikle kabul edilmektedir. Ancak günümüzde 3 kuşak olarak kategorileştirilen hak kuşakları arasındaki farklılıklar giderek silikleşmekte, devletlerin üzerinde bulunan negatif yükümlülük-pozitif yükümlülük ayrımı yerini yeni yükümlülük tipolojilerine bırakmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), ekonomik ve sosyal haklar kategorisindeki insan haklarını açıkça düzenlememektedir. Sözleşmede yer alan temel hak ve özgürlükler, “medeni ve siyasi hak ve özgürlükler” kategorisinde yer almaktadır. Buna rağmen bir doğa olayı olarak görülen doğal afetlerden doğan zararlar sosyal haklar kapsamında AİHM tarafından kabul edilebilir bulunmuş ve devletin yükümlülükleri çerçevesinde zarara uğrayanların insan haklarının ihlal edildiğini tespit ile tazminat kararları verilmeye başlanmıştır. Çalışmamızda Doğal afetlerle ilgili olarak insanların uğrayacağı zarar ve kayıpların tazmini noktasında sosyal hakların ve devletin yükümlülükleri bağlamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 17 Ağustos Marmara depreminden doğan zararlara ilişkin aldığı bir kararı analiz edeceğiz.

İnsan hakları korunabildiği ve ihlal edildiği takdirde tazmin edilebilir olduğu ölçüde pratik ihtiyaçlara cevap verebilir; aksi halde kağıt üzerinde kalmaya mahkumdur. İkinci ve üçüncü kuşak haklar olarak da bilinen hakların dava edilebilirliğe çok uygun olmadığı genellikle kabul edilmektedir. Ancak günümüzde 3 kuşak olarak kategorileştirilen hak kuşakları arasındaki farklılıklar giderek silikleşmekte, devletlerin üzerinde bulunan negatif yükümlülük-pozitif yükümlülük ayrımı yerini yeni yükümlülük tipolojilerine bırakmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), ekonomik ve sosyal haklar kategorisindeki insan haklarını açıkça düzenlememektedir. Sözleşmede yer alan temel hak ve özgürlükler, “medeni ve siyasi hak ve özgürlükler” kategorisinde yer almaktadır. Buna rağmen bir doğa olayı olarak görülen doğal afetlerden doğan zararlar sosyal haklar kapsamında AİHM tarafından kabul edilebilir bulunmuş ve devletin yükümlülükleri çerçevesinde zarara uğrayanların insan haklarının ihlal edildiğini tespit ile tazminat kararları verilmeye başlanmıştır. Çalışmamızda Doğal afetlerle ilgili olarak insanların uğrayacağı zarar ve kayıpların tazmini noktasında sosyal hakların ve devletin yükümlülükleri bağlamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 17 Ağustos Marmara depreminden doğan zararlara ilişkin aldığı bir kararı analiz edeceğiz.