II Dünya Savaşından Sonra 0rtaya Çıkan Yeni Bir Hak Kategorisi Olarak Dayanışma Hakları


Creative Commons License

Çelik S.

KOÜ 8. Uluslararası Felsefe Sempozyumu, cilt.1, ss.184-193, 2010 (Düzenli olarak gerçekleştirilen hakemli kongrenin bildiri kitabı)

  • Cilt numarası: 1
  • Basım Tarihi: 2010
  • Dergi Adı: KOÜ 8. Uluslararası Felsefe Sempozyumu
  • Sayfa Sayıları: ss.184-193

Özet

İnsan hakları kavramının oluşmaya başladığı 17. Yüzyıldan günümüze kadar insan haklarını sayan ve sınıflandıran çok sayıda liste olmuştur. Bugün insan haklarının üç kuşak hak kategorisi altında sınıflandırıldığını görmekteyiz. Birinci Kuşak Haklar altında “Klasik Haklar” yer alır. İkinci Kuşak Haklar altında ise “Sosyal Haklar” sıralanmıştır. Birinci kuşak hakların temel özelliği, burjuvazinin talebi olarak ortaya çıkması ve bireylere devletin müdahale edemeyeceği özgür bir alan yaratmasıdır. İkinci kuşak haklar ise sanayi devrimi ile ortaya çıkan işçi sınıfının talepleri ve mücadeleleri sonucunda elde edilmiştir ki bu kuşak hakların temel özelliği gerçekleşebilmesi için devletin müdahalesine ihtiyaç duymasıdır. II. Dünya Savaşından sonra ise, 20. yüzyılın son dönemlerinde yaşanan teknolojik ve bilimsel gelişmelerin yarattığı sorunların da etkisiyle daha öncekilerden farklı yeni hakların ortaya çıktığını görüyoruz. Üçüncü Kuşak Haklar olarak sınıflandırılan bu yeni hak kategorisinin bir başka adı da “Dayanışma Hakları”dır. Diğer kuşak haklardan farklı olarak bu hakların gerçekleşmesi için devletin, bireylerin ve grupların dayanışmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bildirimizde Dayanışma Haklarının neler olduğu, doğuşu, gelişmesi ve diğer hak kategorileriyle olan farkı ve ilişkisi irdelenecektir.

 

From the 17th century onwards there has been many lists counting and classifying human rights. Today we see that the divisions of human rights are classified into three generations of rights. “Classical rights are placed under the first generation rights. Second-generation human rights are fundamentally “social rights”. The main characteristics of first generation rights is that these rights emerged as a bourgeoisie’s claims, and that they create a sphere with which the state shall not interfere. Second generation rights, however, are the rights claimed by the working class that came on the scene through and following the industrial revolution. The major trait of these rights is that they cannot be realized without the State’s positive involvement.

After the Second World War, a new category of rights has come out with the effects of the problems stemmed from the developments in technology and science in the late 20th Century. These new category of rights classified as the third generation rights is also called “Solidarity Rights”. Different from the other categories of rights, third generation rights are those rights which their realization depends on, and requires, the solidarity among the state, individuals and groups. Our paper will be dealing with what the solidarity rights are, their developments and difference from the other categories of rights, and also the relationship between the said categories of rights.