Toplumsal cinsiyete dayalı mekânsal ayrışmanın kadın perspektifinden bir örneği olarak köy çeşmeleri: Bir sözlü tarih çalışması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KADIN ÇALIŞMALARI ANABİLİM DALI (DİSİPLİNLERARASI), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NEFİZE NAL
Danışman: FATMA BELGİN ÖZAYDINLI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı, şehirlerimize ve köylerimize su tesisatları gelmeden önce yüzyıllarca kültürümüzün çok önemli bir parçası olan çeşmenin başında kadınların yaşantılarını, o günleri bizzat yaşamış kadınlar ile görüşerek açığa çıkarmak ve bu yaşantıları toplumsal cinsiyet ve mekân ilişkisi bağlamında incelemektir. Araştırmanın yöntemi, nitel araştırma yöntemlerinden, özellikle yazılı belgelerin yetersiz kaldığı durumlarda kullanılabilen ve bugüne kadar kendisine söz hakkı verilmemiş kişilere söz hakkı verilmesine imkân veren sözlü tarih (oral history) yöntemidir. Veri toplama aracı ise, sözlü tarih araştırmalarında sıklıkla kullanılan mülakat tekniğidir. Çalışma grubunu Erikli Köyü'nde 1950 yılı ve sonrasında doğmuş ve yaşamış, 80'li yıllara kadar köy hayatını, su tesisatları olmadığı için de çeşme kültürünü bizzat deneyimlemiş 16 kadın oluşturmaktadır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ile belirlenen 16 kadın ile, görüşmeler öncesi hazırlanan mülakat kılavuzu rehberliğinde yüz yüze, gerektiğinde birkaç kez görüşülmüş ve elde edilen verilere içerik analizi uygulanmıştır. Görüşmelerden elde edilen vurgulardan kodlar, kodlardan kategoriler, kategorilerden de temalar elde edilmiştir. Buna göre çeşmenin köy yaşantısında çok önemli bir mekân olduğu, özellikle genç kadınların hayatında çok büyük bir yeri olduğu görülmüştür. Su taşıma işinin oldukça zor bir iş olduğu, süreklilik arz ettiği, kadınların bu ihtiyacı aksatmadan karşılamak için ne gerekirse yaptığı ve bu ihtiyacı karşıladığı da görülmüştür. Bununla birlikte çeşmeden su taşıma işinin toplumsal cinsiyet rolleri kapsamında tamamen kadınlara ait olduğu, çeşmenin genç kadınların her gün bir araya gelerek sosyalleştiği bir mekân olduğu ve çeşmenin su temini dışında yeni işlevler de kazandığı, çeşmeyi kadınların bu denli yoğun kullanımının mekânın üretimi teorisi kapsamında ele alınabileceği görülmüştür. Çeşme kültürünün Türkiye'nin birçok bölgesinde yaşanmış ortak bir kültür olduğunu düşünüldüğünde, birçok farklı boyuttan bu yaşantıları açığa çıkararak günümüzle ilişkilendiren çalışmaların artmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.