Parkinson hastaları ile esansiyel tremor hastalarının cerebellum ve bazal ganglion alanlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BENAN ECE
Danışman: Tuncay Çolak
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı Parkinson hastaları ile Esansiyel Tremor hastalarının Manyetik Rezonans Görüntülerinde (MRG) motor fonksiyonlarda primer olarak görev alan cerebellum, globus pallidus, putamen ve nucleus caudatus bölümlerinin yüzey alanlarının karşılaştırılması ve buna bağlı olarak farklı titreme türleri üzerine bu anatomik yapıların etkisini araştırmaktır. Yöntem: Çalışmaya nöroloji anabilim dalı tarafından teşhisleri konmuş çalışma ölçümlerine uygun radyolojik görüntülere sahip 32 (71.8 ± 8.86) Parkinson ve 30 (66.7 ± 12.3) Esansiyel Tremor hasta grubu dahil edilmiştir. Hasta gruplarının 2018-2024 yılları arasında radyoloji anabilim dalı tarafından çekilen ve yapılan alan ölçüm metoduna uygun T1 beyin MR görüntülerinden cerebellum, globus pallidus, putamen ve nucleus caudatus yüzey alanı ölçümleri yapılmıştır. MR yüzey alanı ölçümleri MicroDicom yazılımı kullanılarak ile ölçüm yapılmıştır. Bulgular: Esansiyel tremor ve Parkinson hastalarının MR görüntüleri arasında yapılan karşılaştırmada, sağ ve sol nucleus caudatus (p 0,05). Esansiyel tremor hastalarının verileri cinsiyete göre karşılaştırıldığında, sol putamen alanının (p 0,05). Sonuç: Çalışmamızda, Parkinson ve Esansiyel Tremor tanılı bireylerde cerebellum ve bazal ganglion yapılarının (bilateral nucleus caudatus, putamen ve globus pallidus) yüzey alanları kantitatif olarak karşılaştırılmada elde edilen veriler, nucleus caudatus ile globus pallidus'da Esansiyel Tremor grubunda istatistiksel olarak anlamlı yüzey alanı artışları olduğunu göstermiştir (p<0.05, p<0.01). Bu farklılıklar, iki hastalıkta da motor devrelerde yer alan bazal ganglion yapılarının selektif olarak etkilendiğine ve dopaminerjik disfonksiyonun anatomik yansımalarına işaret etmektedir. Özellikle nucleus caudatus'ta gözlenen volümetrik artış, Esansiyel Tremor'da dopamin dışı nörotransmisyonel mekanizmaların da etkili olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, bu morfometrik varyasyonların kan beyin bariyerinin geçirgenliğinde hastalığa özgü değişikliklerle ilişkili olabileceği değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, bu çalışma, Parkinson hastalığı ve Esansiyel Tremor'un ayırıcı tanısında subkortikal yapıların morfometrik analizinin potansiyel biyobelirteç değerini vurgulamakta, aynı zamanda her iki hastalığın nöroanatomik patofizyolojisine dair yeni açılımlar sunabilmektedir.