Yeme bozukluğu tanısı olan ve yeme bozukluğu tanısı olmayan bireyler arasında nörotensin/ pro-NT ve leptin düzeyleri farklılıkları ile hastalığın şiddeti, bireylerin stres düzeyi ve emosyonel disregülasyonla ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLEK TOPRAK

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Şahika Gülen Şişmanlar

Eş Danışman: Burcu Kardaş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma, yeme bozukluğu tanısı almış ergenlerde nörotensin (NT), pro-nörotensin (pro-NT) ve leptin düzeylerini incelemeyi; bu kan parametrelerilerin stres, duygu düzenleme güçlüğü ve hastalık belirtileriyle ilişkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Kocaeli Üniversitesi'nde yürütülen çalışmaya, 12–18 yaş aralığında, menarş sonrası kız ergenlerden oluşan üç grup dahil edilmiştir: yeme bozukluğu tanılı ergenler (olgu grubu), yeme bozukluğuna komorbid psikiyatrik tanı taşıyan ergenler (klinik kontrol) ve sağlıklı ergenler (sağlıklı kontrol). Katılımcılara psikiyatrik değerlendirme (KSADS-PL) ve psikometrik testler Yeme Bzoukluğu Değerlendirme Ölçeği (YEDÖ), Duygu Düzenleme Güçlüklerİ Ölçeği (DDGÖ-16), Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ-10), Çocuklar için Anksiyete Depresyon Ölçeği-Yenilenmiş (ÇADÖ-Y) uygulanmış; plazma örneklerinden NT, pro-NT, leptin ve tükürük örneklerinden kortizol düzeyleri analiz edilmiştir. Bulgular: p değerleri Sağlıklı grupta pro-NT, NT düzeyleri, olgu grubuna kıyasla daha yüksek bulunmuştur(p=0,015)(p=0,019). NT düzeyleri arasında anlamlı fark görülmemiştir(p=0,364). Tükürük kortizol düzeyleri ise klinik kontrol grubunda, olgu ve sağlıklı gruplara göre anlamlı düzeyde daha düşüktür (p=,000). Olgu grubundaki hastaların nörotensin düzeyleri ile ÇADÖ (r=,529, p<.05), DERS-16 (r=,470, p<.05) ve ASÖ (r=,522, p<.05) puanları arasında orta düzeyde pozitif yönlü ilişkiler saptanmıştır. Sağlıklı kontrol grubundaki hastaların leptin düzeyleri ile YEDÖ puanları arasında orta düzeyde pozitif yönlü ilişki saptanmıştır (r=,482, p<.05). ROC analizi sonuçlarına göre, olgu grubundaki hastalar ile sağlıklı gruptaki hastaları ayırt etmede kan parametreleri ölçümlerinden pro-NT için EAK=0,724 (%95 GA: 0,588-0,861) olup istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0,006). Sonuç: Bu çalışma, yeme bozukluğu tanılı ergenlerde pro-NT düzeylerinin hem fizyolojik süreçleri hem de psikopatolojik özellikleri yansıtabileceğini ortaya koymuştur. Özellikle pro-NT'nin, yeme bozukluğu olan bireyleri sağlıklı bireylerden ayırt etmede tanısal bir potansiyele sahip olması, bu molekülün bir kan parametresi olarak klinik kullanımda değerlendirilebileceğine işaret etmektedir. Ayrıca NT düzeyleri ile stres, duygu düzenleme ve anksiyete düzeyleri arasındaki ilişkiler, bu nöropeptidin psikobiyolojik süreçlerdeki rolünü desteklemektedir. Bulgular, belirtilen kan parametrelerilerinin psikiyatrik değerlendirme sürecine dahil edilmesinin, hastalığın tanı ve takibinde daha kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşım sağlamaya katkı sunabileceğini göstermektedir.