Sulu çözeltilerden agır metallerin uzaklastırılmasında anadara inaequivalvis türü deniz kabuklarının kullanılmasının incelenmesi (Investigation of Using Anadara Inaequivalvis Sea Shells for Removal of Heavy Metal Ions From Aqueous)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Yasemin Boz

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): SEDA KARAYÜNLÜ BOZBAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sanayide ve günlük hayatta geniş kullanım alanına sahip kurşun ve bakır metallerinin çevrede birikimi canlı yaşamı için tehlikelidir. Bu metallerin su ve atıksulardan uzaklaştırılmasında adsorpsiyon yöntemi yaygın olarak kullanılmaktadır. Son yıllarda doğayı koruyan, ucuz ve doğada bol miktarda bulunan biyosorbentlerin kullanımı araştırmacıların dikkatini çekmektedir. Bu çalışmada Anadara inaequivalvis türü deniz kabukları biyosorbent olarak ilk defa kullanıldı. Karadeniz sahilinden toplanan bu deniz kabuklarına hiçbir ön kimyasal işlem uygulanmadan sulu çözeltilerden Pb(II) ve Cu(II) metallerinin biyosorpsiyonu araştırıldı. Çalışmanın ilk aşamasında, temizlenmiş deniz kabukları mekanik değirmen ile öğütülerek toz haline getirildi. Kullanılan biyosorbentin yapısal özellikleri FT-IR, SEM, XRD ve BET analizleri ile belirlendi. Sulu çözeltilerden Pb(II) ve Cu(II) biyosorpsiyonunda en uygun deneysel koşulların belirlenmesi için biyosorbent boyutu, karıştırma hızı, pH, karıştırma süresi, biyosorbent miktarı, sıcaklık, başlangıç metal derişimi faktörlerinin etkisi incelendi. Biyosorpsiyon dengesi Langmuir izotermine uygun bulundu. Biyosorpsiyonun kendiliğinden gerçekleştiği, ekzotermik olduğu ve sözde II. mertebe kinetik modeline uygun olduğu belirlendi. Biyosorbent ile maksimum biyosorpsiyon kapasiteleri Pb(II) için 621,1 mg/g ve Cu(II) için 330,2 mg/g olarak bulundu. Sonuç olarak Anadara inaequivalvis türü deniz kabuklarının küçük miktarlarının bile kısa zamanda ağır metal gideriminde kullanılabileceği umut vermektedir. Özellikle hiçbir ön kimyasal işleme gerek duymadan biyosorpsiyonun kendiliğinden gerçekleşmesi ve yüksek biyosorplama kapasitesine sahip olması çalışmanın en büyük avantajları olarak kabul edilebilir.