Costas Douzinas'ın insan hakları eleştirisi: İnsan hakları öznesinin eleştirel temelleri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RIDVAN TÜRK
Danışman: Rabia Sağlam
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tezde insan hakları öznesinin felsefi temelleri Costas Douzinas'ın görüşleri çerçevesinde tartışılıyor. Douzinas, "insanın ölümü"nün ilan edildiği bir entelektüel zeminde, liberal söylemin 1970'li yıllar ve özellikle komünizmin çöküşünden sonra insan haklarına ve 'özne'ye dönüşünün kuramsal açıdan sorunlu olduğunu iddia ediyor. Douzinas'ın eleştirisi, liberal söylemin insan haklarının postmodern toplumlardaki işleyişini açıklamakta yetersiz kaldığını, insan hakları söylemi ile çelişir bir biçimde en büyük hak ihlallerine tanıklık eden çağımızın içine düştüğü açmazın müsebbibi olduğunu söylüyor. İnsan haklarının öznesi, 'insan'ı anlam ve değerin temeline yerleştiren felsefi modernliğin ve öznellik metafiziğinin ürünüdür. Fakat 19. yüzyıldan itibaren eleştirel filozoflar bu 'insan'ı, diğer bir deyişle "modern özne"yi yapıbozuma (deconstruction) uğratmış ve kuramsal olarak güçsüz hale getirmişlerdir. Douzinas, bu bağlamda kuramsal olarak savunulamaz hale gelen liberal söylemin yerine farklı entelektüel kaynaklara başvuran yeni bir özne anlayışı koyar. Bu çerçevede modern özne eleştirisini Hegel ve Lacan'a dayandırır. Hegel ve Lacan'ın birlikte okunması 'özne'nin daima öznelerarası olduğunu ve öteki olmadan hakların bir anlam ifade etmeyeceğini vurgular. Bu, hakları bireysel arzuların ve bencil taleplerin güvencesi olarak gören liberal anlayışın köklü bir biçimde tersine çevrilmesi anlamına gelir. Douzinas'ın insan hakları öznesi, eşsiz ve biricik 'öteki'ne sonsuz sorumluluğu kurucu etik ilke haline getirir ve bu kapsamda insan haklarının öznelerarasılığını vurgulayan ontolojik şema Levinas'ın öteki (başkalık) etiği ile tamamlanır.