İzmit Sağlıklı hayat merkezi'ne başvuran bireylerde sağlık okuryazarlığı ile aşı karşıtlığı arasındaki ı̇lişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLCAN ALKAN YILDIZ

Danışman: Tuncay Müge Alvur

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Sağlık okuryazarlığı seviyesi düşük olan kişilerin acil servisi daha sık kullanması, daha uzun süre hastanede kalması, tarama programlarına katılımın azalması ve koruyucu sağlık hizmetlerinden daha az faydalanması gibi sonuçlar doğurmaktadır. Bu durum, sağlık sistemine ek maliyetler getirirken yeni kaynak tahsisini gerektirmekte ve yeni müdahale programlarının oluşturulmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışmamızda koruyucu sağlık sisteminin temel taşlarından olan aşılamaya karşıtlık ve aşı karşıtlığının sağlık okuryazarlığıyla ilişkisini incelemeyi hedefledik. Materyal ve Metod: Çalışmamız kesitsel bir anket çalışması olarak dizayn edilmiş olup İzmit Sağlıklı Hayat Merkezi'ne 1 ay boyunca başvuran 18 yaş ve üzeri gönüllülere anket formları doldurtularak tamamlanmıştır. Çalışmamızda Kılınçarslan ve ark. tarafından 2020 yılında geliştirilmiş olan aşı karşıtlığı ölçeği aşı karşıtlığını değerlendirmek amacıyla kullanılmıştır. Sağlık okuryazarlığını değerlendirmek amacıyla da HUSOY (Hacettepe Üniversitesi Sağlık Okuryazarlık Ölçeği kısa formu) ölçeği kullanılmıştır. İstatistiksel değerlendirme, IBM SPSS 24.0 paket istatistik programı kullanılmıştır. Verilerin Normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov Testi/Shapiro Wilk testi, çarpıklık basıklık ve histogram grafi ile değerlendirilerek normal dağılıma uymadığı değerlendirilmiştir. Nümerik değişkenler Ortalama ± standart sapma ve medyan (25. - 75. persentil) ve frekans (yüzdelikler) olarak verilmiştir. Normal dağılıma sahip olmayan nümerik değişkenler için Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis ve spearman korelasyon testi kullanılmıştır. Gruplar arası farklılıkları değerlendirmek amacı ile kategorik değişkenlerde ki kare testi kullanılmıştır. p<0,05 iki yönlü testlerde istatistiksel önemlilik için yeterli kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan kişilerin 202'si (%72,6) kadın, 76'sı (%27,3) erkektir. Katılımcıların yaş ortalaması 43,07±12,48 yıl, ortalama eğitim yılları 11,76±4,31 yıl olarak saptanmıştır. Katılımcıların 206'sının (%74,1) evli olduğu, 208'inin (%74,8) çocuk sahibi olduğu saptandı. Katılımcıların çocuk sahibi olma durumu incelendiğinde saptanmıştır. Kadınlarda aşı karşıtlığı puanları hem gelen toplam (p=0,005) hem de tüm alt boyutlarda ayrı ayrı yüksek olarak saptandı. Cinsiyetler arasında HUSOY ve özyeterlilik açısından anlamlı bir fark yoktu. Araştırmamıza katılan kişilerden bekar olanların aşı karşıtlığı puanı daha yüksek iken aşı tereddütünün meşrulaştırılması alt ölçek puanları daha düşükken çocuğu olan katılımcıların olmayanlara göre bu alt boyut puanları daha yüksekti. Çocuğu olan bireylerde aşı olmamak için çözümler alt boyut puanları daha yüksekti (p=0,034). Geliri giderini karşılamayan katılımcıların sadece aşı karşıtlığı alt boyutunda puanları yüksekti. Eğitim yılı ile aşı tereddütlünün meşrulaştırılması (r=-0,376) ve aşı karşıtlığı (r=-0,305) arasında negatif; HUSOY (r=0,399) arasında pozitif orta şiddette korelasyon saptanmıştır. HUSOY ile aşı karşıtlığı arasında aşı yararı ve koruyucu değeri alt boyutu haricinde tüm alt boyutlarda zayıf ve negatif yönlü korelasyon mevcuttu. Özyeterlilik ile aşı karşıtlığı toplam puanı arasında zayıf ve negatif yönlü; eğitim durumu ile arasında pozitif yönlü korelasyon mevcuttu. Sağlık Bakanlığı'nın önerdiği her aşıyı olmayacağını beyan eden, çocukluk çağı aşılama kararının ebeveynlerde olmasını savunan, kendi çocuğuna Sağlık Bakanlığı'nın önerdiği aşıları yaptırmayacağını ifade eden, çocukluk çağı aşılarının gerekli olduğunu düşünmeyen ve aşı karşıtı biri ile karşılaştığında onu destekleyeceğini belirten katılımcıların aşı karşıtlığı ölçek puanları daha yüksekti. Ayrı ayrı tüm aşı karşıtlığı alt boyutları için de bu durum geçerliydi. Sonuç: Literatüre baktığımızda çalışmamızla uyumlu olan kadar belirli konularda çalışmamızla zıt sonuçlar elde eden araştırmalar da mevcuttu. Fakat genel olarak sağlık okuryazarlığı ve eğitim sürelerinin artışı birbirleriyle pozitif, aşı karşıtlığı ile negatif yönlü korelasyon göstermekteydi. Bu yüzden toplumun eğitim yoluyla bilinçlendirmenin, aşı gibi büyük faydaları olacak bir uygulamaya olan güveni artırmanın en temel tolu olduğu görülmektedir. İnsan davranışının böyle konulardaki karmaşık karar verme mekanizmaları olduğu için daha detaylı araştırmalara ihtiyaç vardır.