Eozinofilik bronşektazi: Eski bir hastalığın yeni yüzü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE ZEYNEP PEHLİVAN

Danışman: İlknur Başyiğit

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, periferik kan eozinofil düzeyine göre tanımlanan eozinofilik fenotipin, bronşektazi hastalarının demografik, klinik, radyolojik ve laboratuvar özellikleri üzerine etkilerini araştırmak; eozinofili varlığı ile hastane yatışları, acil servis başvuruları, solunum fonksiyonları, enfeksiyon sıklığı arasındaki ilişkileri değerlendirmek ve bu doğrultuda eozinofilik bronşektazi fenotipinin klinik önemine dair literatüre katkı sunmaktır. Yöntem: Çalışmaya, Ocak 2024 – Ocak 2025 tarihleri arasında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Kliniği'nde takip edilen, yüksek çözünürlüklü toraks BT ile bronşektazi tanısı doğrulanmış toplam 141 erişkin hasta dahil edilmiştir. Hastalar periferik kan eozinofil düzeyine göre eozinofilik grup (≥300 hücre/μL) ve non-eozinofilik grup (<300 hücre/μL) olarak ikiye ayrılmıştır. Hastaların demografik verileri, komorbiditeleri, SFT parametreleri, balgam kültür sonuçları, laboratuvar bulguları, hastaneye yatış ve acil servis başvuru öyküleri geriye dönük olarak incelenmiştir. Ayrıca, bronşektazi ile ilişkili bağımsız risk faktörlerini belirlemek amacıyla çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Çalışma popülasyonunun yaş ortalaması 53,5 ± 15,5 yıl olup, hastaların %44,7'si erkekti. Hastaların %58,9'u hiç sigara içmemişti. En sık etiyolojik neden çocukluk çağı enfeksiyonu (%53,8) olarak saptanırken, en yaygın komorbidite astım (%49,6) idi. Gruplar arasında demografik ve klinik parametreler açısından anlamlı fark saptanmadı. Eozinofilik grupta nötrofil düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p=0,035). Radyolojik olarak bronşektazinin yaygınlığı, solunum fonksiyon testleri, mikrobiyolojik değerlendirme sonuçları ve antibiyotik kullanım sıklığı açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmedi. FVC değeri düşük olan hastalarda klinik kötüleşme olasılığı regresyon analizine göre 5,5 kat daha yüksek tespit edildi (p=0,049). Hastane yatış ve acil başvuru sayıları açısından eozinofilik ve non-eozinofilik gruplar arasında anlamlı farklılık gözlenmedi. Sonuç: Çalışmamızda, eozinofilik ve non-eozinofilik bronşektazi grupları arasında radyolojik, fonksiyonel ve klinik bulgular ile hastaneye yatış ve acil başvurusu gibi prognostik belirteçler açısından anlamlı bir farklılık izlenmemiştir. Bu bulgular, bronşektazi hastalarının klinik seyrinin sadece eozinofilik olup olmama durumu ile belirlenemeyeceğini, başka klinik özellikleri de içeren alt fenotiplendirmeye ihtiyaç olduğunu düşündürmektedir. Bu amaçla yapılacak daha geniş örneklemli ve prospektif tasarımlı çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.