KUŞAKLARIN DİN ANLAYIŞINDA SOSYAL MEDYANIN ROLÜ: KOCAELİ ÖRNEĞİ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞEGÜL PİR SOYLU
Danışman: Sefer Yavuz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, kuşaklar arası dini anlayış farklılıklarını sosyolojik bir bakışla incelemektedir. Din olgusunun toplumsal yaşamda durağan değil, sürekli dönüşen bir yapıya sahip olduğu kabulünden hareketle; kuşak sosyolojisi, sosyolojik kuramlar, dijitalleşme ve sosyal medyanın etkisi üzerinden kapsamlı bir analiz yapılmaktadır. Çalışma, kuşakların din algılarının yalnızca bireysel inançla sınırlı olmadığını; aile, eğitim, siyaset ve medya gibi toplumsal alanlarla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Birinci bölümde kuşak kavramı ve Mannheim'ın kuşak kuramı açıklanmış, Sessiz Kuşak'tan Z kuşağına kadar sosyo-tarihsel bağlamlar incelenmiştir. Her kuşağın dinle ilişkisi kendi tarihsel şartları içinde değerlendirilmiştir. Ayrıca Durkheim, Weber, Marx ve Simmel'in klasik yaklaşımlarının yanı sıra Berger, Habermas, Luhmann, Giddens, Foucault ve Bauman gibi çağdaş düşünürlerin din anlayışına dair katkıları aktarılmıştır. Bu bağlamda postmodern dindarlık, bireyselleşmiş maneviyat ve dijital çağda dini kimlik inşası tartışılmıştır. Devamında dijitalleşmenin din üzerindeki etkisi ele alınmış; dijital din modelleri, çevrimiçi dini otorite, sosyal medyada kimlik inşası ve sanal ritüeller incelenmiştir. Sosyal medyanın bireysel deneyimi dönüştürdüğü kadar toplumsal dini pratikleri de değiştirdiği vurgulanmıştır. İkinci bölümde, kuşak değişimi ve din anlayışının kavramsal düzeyde tartışması yapılmış; sekülerleşme, inancın medyatikleşmesi, sembolik din, kimlik müzakereleri ve dindarlık tipolojileri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde Kocaeli örneği üzerinden nicel bir araştırma sunulmuştur. Katılımcıların sosyal medya kullanım alışkanlıkları, dini içeriklere temasları, dini bilgi edinme yolları ve kimlik tanımları incelenmiş; kuşaklar arası farklılıkların sosyal medya bağlamında nasıl şekillendiği ortaya konmuştur. Sonuç kısmında, dini anlayış farklılıklarının çatışma değil, toplumsal zenginlik olarak görülmesi gerektiği belirtilmiş; aile içi iletişim, eğitim politikaları ve dini kurumların dönüşümü için öneriler sunulmuştur. Çalışma, Sessiz ve Bebek Patlaması kuşaklarının kurumsal dindarlığı ile Y ve Z kuşaklarının dijitalleşmiş ve çoğulcu maneviyat anlayışını karşılaştırarak kuşaklar arası farklılaşmayı gözler önüne sermektedir.