MESANENİN İNVAZİV ÜROTELYAL KARSİNOMLARINDA TÜMÖRÜ İNFİLTRE EDEN LENFOSİTLERİN İNTRATÜMÖRAL VE PERİTÜMÖRAL DAĞILIMI İLE İMMÜN FENOTİPİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HATİCE NEŞE DOĞAN
Danışman: Büşra Yaprak Bayrak
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Mesanenin İnvaziv Ürotelyal Karsinomlarında Tümörü İnfiltre Eden
Lenfositlerin İntratümöral ve Peritümöral Dağılımı İle İmmün Fenotipinin
Prognostik Önemi
Amaç: Bu çalışmada, invaziv mesane ürotelyal karsinomunda CD4⁺,
CD8⁺ ve FOXP3⁺ tümörü infiltre eden lenfositlerin (TIL) intratümöral ve
peritümöral dağılımı ile bunlardan türetilen oranların (CD8⁺/FOXP3⁺, CD4⁺/CD8⁺)
klinikopatolojik parametreler ve genel sağkalım ile ilişkisinin belirlenmesi
amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde 2018-2024
yılları arasında radikal sistektomi uygulanmış ve invaziv ürotelyal karsinom
(pT1-pT4) tanısı almış 98 olgu retrospektif olarak değerlendirildi. Olgulara
ait parafin bloklara CD4, CD8 ve FOXP3 immünohistokimyasal boyamaları
uygulanarak intratümöral ve peritümöral bölgelerdeki pozitif lenfosit
yoğunlukları (hücre/büyük büyütme alanı) iki patolog tarafından bağımsız olarak
değerlendirildi; CD8⁺/FOXP3⁺ ve CD4⁺/CD8⁺ oranları hesaplandı. TIL dağılımı
ayrıca İnflamed/Excluded/Desert paterni olarak sınıflandırıldı. İstatistiksel
analizlerde Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis, Ki-kare, Spearman korelasyon,
Kaplan-Meier (Log-rank) ve Cox regresyon testleri kullanıldı; p<0,05 anlamlı
kabul edildi.
Bulgular: Olguların yaş ortalaması 58,9±8,5 olup %86,7'si erkek,
%96,9'u yüksek dereceli ve %91,8'i kas invaziv evrede idi. Medyan takip süresi
24 ay, medyan genel sağkalım 16 ay olarak hesaplandı. CD8⁺ (p=0,0015) ve FOXP3⁺
(p=0,0182) yoğunlukları intratümöral bölgede peritümöral bölgeye göre anlamlı
şekilde yüksekti. İntratümöral CD4⁺, CD8⁺ ve FOXP3⁺ yoğunlukları kas invaziv
olmayan olgularda kas invaziv olgulara göre anlamlı derecede daha düşük bulundu
(sırasıyla p=0,035; p=0,022; p=0,018). İntratümöral CD4⁺ yoğunluğu nüks gelişen
olgularda anlamlı şekilde yüksekti (p=0,0010) ve İnflamed patern en yüksek nüks
(p=0,031) ile mortalite (p=0,041) oranlarıyla ilişkiliydi. Peritümöral
CD8⁺/FOXP3⁺ oranı genel sağkalımla pozitif korelasyon gösterdi (r=0,21;
p=0,041). Çok değişkenli Cox regresyon analizinde yaş (HR=1,058), lenfovasküler
invazyon (HR=2,324) ve intratümöral CD4⁺/CD8⁺ oranı (HR=1,312; p=0,0448) genel
sağkalım için bağımsız prognostik faktörler olarak belirlendi. Tek tek mutlak TIL
yoğunluklarının lenf nodu durumu, lenfovasküler invazyon, perinöral invazyon ve
metastaz ile anlamlı ilişkisi saptanmadı.
Sonuç: İnvaziv mesane ürotelyal karsinomunda tek tek mutlak TIL
yoğunlukları tutarlı bir prognostik değer taşımazken, sitotoksik/regülatör T
hücre dengesini yansıtan oranlar (özellikle intratümöral CD4⁺/CD8⁺ ve
peritümöral CD8⁺/FOXP3⁺ oranları) bağımsız prognostik bilgi sağlamış; CD8⁺
baskınlığı daha iyi sağkalımla ilişkili bulunmuştur. Bu bulgular, ürotelyal
karsinomda immün değerlendirmenin tek belirteç yoğunluğundan çok, oran/kompozit
temelli ve çok kompartmanlı yaklaşımlara dayanması gerektiğini
desteklemektedir.