Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda duygu düzenleme güçlüğünün yeme tutumları ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İLAYDA DEMİRCİ
Danışman: Ömer Kardaş
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Çalışmamızda DEHB tanısı bulunan hastaların sağlıklı kontrollere göre duygu düzenlemede yaşadığı güçlüklerin ve yeme tutumlarının değerlendirilmesi ve yeme tutumları ile duygu düzenlemede yaşanan güçlükler arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamızda olgu grubunu; Kocaeli Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği'nde ilk kez DSM-V'e göre DEHB tanısı alan ve/veya daha önce DEHB tanısı alıp, DEHB'ye yönelik son 3 aydır tedavi almamış 6-9 yaş arası çocuklar oluşturmuştur. Dahil olma kriterlerini karşılayan 36 çocuk çalışmaya dahil edilmiştir. Kontrol grubu ise herhangi bir psikiyatrik, nörolojik ve metabolik hastalığı olmayan, DEHB grubu ile yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş 37 çocuktan oluşmuştur. Çalışmaya dahil edilen tüm katılımcılara sosyodemografik veri formu, Conners Anababa Derecelendirme Ölçeği- Yenilenmiş Kısa Form (CADÖ-YK), Çocuklarda Yeme Davranışı Anketi (ÇYDA), Duygu Ayarlama Ölçeği (DAÖ) ve Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu (ÇDŞG-ŞY) uygulandı. Çocukların boy ve kilo ölçümleri yapılarak vücut kitle indeksi persentilleri (VKİ-p) hesaplandı. Bulgular: Olgu grubu ve sağlıklı kontrol grubu yaş ve cinsiyet açısından benzer bireylerden oluşturulmuştur. DEHB görülme sıklığı erkeklerde kızlara göre daha fazladır. Olgu grubundaki çocukların sağlıklı kontrollere göre daha fazla zamanından önce doğma oranına sahip olduğu, son bir yıllık okul başarılarının daha kötü olduğu, günlük uyku miktarlarının daha az olduğu, ekran karşısında atıştırma oranlarının daha fazla olduğu saptanmıştır. VKİ-p'ler arasında ise istatistiksel olarak fark saptanmamıştır. Olgu grubunun anne-baba olma yaş ortalamaları daha genç, ailelerinin aylık geliri daha düşük, annelerinin ise ev hanımı olma oranları daha fazla bulunmuştur. DEHB'li çocukların DAÖ puanları kontrol grubundan daha yüksek bulunmuştur. ÇYDA alt ölçekleri olgu ve kontrol grubunda kıyaslandığında gıda heveslisi, duygusal aşırı yeme, içme tutkusu ve tokluk heveslisi olma durumları olgu grubunda daha fazla olduğu görülmüştür. 76 Çalışmamıza göre çocuklarda DEHB belirtileri arttıkça, duygu düzenleme sorunları ve anormal yeme davranışları artmaktadır. DEHB belirtilerinin duygusal az yeme ve içme tutkusu yeme davranışları üzerine etkisinde duygu düzenleme güçlüğünün aracı rolü olduğu gösterilmiştir. Bileşik tip DEHB'li olgularda sorunlu yeme davranışlarının artmasında duygu düzenleme güçlüğü yine aracı etki göstermiştir. Sonuç: Çalışmamızda DEHB tanısı olan çocukların daha fazla duygu düzenleme ve beslenme-iştah sorunu yaşadığı bulunmuştur ve bu çocuklarda yeme sorunlarının oluşumunda duygu düzenlemenin aracı rolü olduğu saptanmıştır. Özellikle küçük yaş grubunda bu sorunların tanımlanması, ileride yaşanacak ek psikopatolojiler ve obezite gibi sağlık sorunlarını önlemede değerlidir. DEHB çekirdek belirtilerinin tedavisinin yanında, duygu düzenleme güçlüğüne yönelik çocuk ve aileye verilecek psikoeğitim ile sosyal alandaki zorluklara dair farkındalığın arttırılması ve becerilerin geliştirilmesi için ek psikoterapiler faydalı olabilir. Bunun sonucunda ise patolojik yeme tutumlarının azalacağı ve ileride obezite veya diğer yeme bozukluklarının ortaya çıkmasının engellenebileceği düşünülmüştür. Çalışmamız kesitsel bir çalışma olduğu için, neden sonuç ilişkilerinin incelenebileceği daha geniş örneklemli izlem çalışmalarına gereksinim duyulmaktadır.