Perkütan yöntemle kapatılan atriyal septal defekt hastalarında atriyum ve apendiks işlevlerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: QURBAN ALİ ADİNA

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): TAYFUN ŞAHİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç Biküspit aorta ve mitral valv prolapsusu sonrası erişkinlerde üçünçü en sık görülen KKH tipidir. ASD kalbin anatomik ve fizyolojik işlevini bozarak kardiyovasküler mortalite ve morbiditeyi arttırmaktadır. Ekokardiyografi ASD'nin erken tanı ve izleminde önemli yere sahip. Kalbin fizyoloji ve anatomisindeki bozulma, kalp kasının kasılma yüzdesinin bozukluğuna bağlı gelişmektedir. Bu nedenle kalp kasının strainini görüntülemek klinik açıdan son derece önemlidir. Ekokardiyografik olarak straine farklı yöntemlerle bakılmaktadır. Speckle Tracking Ekokardiyografi (STE), strain bakmak için en sık kullanılan yöntemdir. STE daha çok sol ventrikül (SV) strainine bakmak için önerilmektedir. Ancak atriyumların kas kütlesi ventriküllere göre az olmasına rağmen STE ile atriyumların strainine de bakmak mümkündür. Çalışmamızın amacı kardiyak siklusun ana bileşeni ve embolilerin ana kaynagi olan atriyum ve apendikslerinin islevlerini, perkütan yöntem ile kapatılan sekundum tip ASD hastalarında değerlendirmek. Hastalar ve yöntem Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi kardiyoloji anabilim dalı tarafından Ekim 2011 tarihinden itibaren perkütan yöntem ile erişkin sekundum tip ASD hastaları tedavi edilmektedir. Retrospektif olan çalışmamıza dahil edilen 36 medyan yaşa sahip toplam 53 hasta (%36'sı erkek, %64'ü kadın) ve çalışmaya alınanlar sekundum tip ASD tanısı TTE ve TEE ile konulan 18 yaş ve üstü , perkütan transkateter yöntemiyle ASD kapatma işlemi uygulanmış, ASD kapatma öncesi ve sonrası birinci ve altıncı aylarda düzenli TTE ve TEE görüntü ve düzenli arşivlenmiş demografik, rutin laboratuar kayıtları olan hastalardı. Hastaların düzenli arşivlenmiş dosyaları, işlem öncesi ve sonrasına ait arşivlenmiş TTE raporları incelendi. TEE Görüntülerinden offline olarak Pulmoner ven akım hızları, atriyal akım hızları alındı ve (EchoPac 6,3, GE Vingmed, Horten, Norway) programıyla SAA ve SğAA Global ve segmental strainleri değerlendirldi. Bulguları Çalışmadaki yaşları 18-73 arası (ortalama 37,49 ± 13,00); 35'i kadın ( %66), 18'i erkek (%34) olmak üzere toplam 53 sekundum tip ASD hastanın temel klinik özellikleri ve komorbiditeleri incelendiğinde, 4 hastada (%7,5) hipertansiyon, 2 hastada (%3,8) tip 2 diyabetes mellitus, bir hastada (%1,9) hiperlipidemi, bir hastada (%1,9) koroner arter hastalığı, bir hastada (%1,9) KOAH ve bir hastada (%1,9) geçirilmiş SVO hikayesi mevcuttu. 52 hasta (% 98,1) sinus ritmine, bir hasta (%1,9) atriyal fibrilasyon ritmine sahipti. İşlem öncesi ve sonrası TTE parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı düzelme saptandı. Pulmoner ven akım hızların karşılaştırlmasında anlamlı bir fark izlenmedi. SAA akım hızların karşılaştırılmalarında anlamlı düzelme ve artış saptandı. fakat SğAA akım hızların karşılaştırılmalarında anlamlı fark izlenmedi. SAA ve SğAA'lerin EF değerlerin ve Global strainlerin karşılaştırılmalarında 1. ve 6. ay istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı. Fakat segmental strainlerinde anlamlı farklılık bulunmadı. Sonuç Çalışmamızda ASD kapatması sonrası litratürdaki yayınlara benzer şekilde sağ atriyum sağ ventrikül çaplarında küçülme gözlenmiştir. Ayrıca ASD kapatılması sonrası sol kalp boşlukların fonksiyonlarında düzelme saptanmıştır. Trombus formasyon ve tromboemboli olayları açısından önemli olan atriyal apendikslerin akım hızlarında, ejeksiyon fraksiyon, ve global strainlerinde artma saptanmıştır. Fakat işlem öncesi ve işlem sonrası atriyal apendikslerin segmental strainlerinde anlamlı bir farlılık izlenmemiştir. Perkütan transkateter yöntemiyle ASD kapatılması etkin ve güvenilir bir yöntem olup uzun dönemde kalp boşlukları ve atriyal apendiks fonksiyonları üzerine olumlu etkisi bulunmaktadır.