AÇIK KALP AMELİYATI YAPILAN HASTALARDA, PREOPERATİF YAPILAN KAROTİS / VERTEBRAL DOPLER USG'DE SAPTANAN DARLIĞIN İNME VE SAĞ KALIMA ETKİSİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURHAN KÜÇÜK
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mustafa Canikoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Bu çalışmadaki amacımız, açık kalp ameliyatı planlanan hastalarda yapılan karotis doppler taramaları ile tespit edilen karotis arter darlıklarının derecelerini ve bu darlıklara yönelik yapılan müdahalelerin uzun dönem sağkalım üzerindeki etkilerini incelemekti. Ayrıca, bu hastalarda uygulanan müdahalelerin inme riskini nasıl etkilediğini araştırmayı hedefledik. Çalışmamızda, karotis darlıklarının cerrahi sonuçlar üzerindeki etkilerini ve bu hastaların uzun dönem sağkalımlarını daha iyi anlayarak, uygun tedavi yaklaşımlarının belirlenmesine katkı sağlamayı amaçladık. Yöntem: Ocak 2010 ile Ocak 2022 tarihleri arasında hastane kayıt sisteminden elde edilen verilere göre, elektif açık kalp ameliyatı geçiren hastalar tesbit edildi. 10 yıllık geriye tarama sonucunda toplam 2869 hasta incelenmiştir. Bu retrospektif çalışmada, ameliyat öncesi uygulanan karotis ve vertebral doppler ultrasonografi sonuçlarına dayanarak, karotis darlığı tespit edilen 355 hasta çalışma kapsamına alınmıştır. Bulgular: Değerlendirmeye alınan 355 hastanın 14' ü karotis endarteroktomi operasyon anında, 62 hastaya karotis stent işlemi operasyondan önce yapıldı.17 hastaya açık kalp operasyonu yapıldıktan sonra uzun dönem takiplerinde inme sonrası karotis stent takıldı. Çalışmamız, kardiyak cerrahi öncesi yapılan karotis doppler ultrasonu değerlendirmelerinin, inme risklerini belirlemede kritik bir araç olduğunu göstermiştir. Tartışma: Ciddi karotis darlığı olan hastalarda, cerrahi müdahaleden önce yapılan erken müdahalelerin inme risklerini belirgin şekilde azalttığı gözlemlenmiştir. Karotis endarterektomi veya stent uygulamaları gibi işlemler, hastaların inme geçirme olasılıklarını minimize ederek, cerrahi sürecin güvenliğini artırmakta ve komplikasyon oranlarını düşürmektedir.