Fonksiyonel gastrointestinal hastalığı olan ergenlerde somatizasyon şiddeti, psikiyatrik komorbidite ve yaşam kalitesinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZLEM ARDIÇ

Danışman: Ömer Kardaş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Çalışmamızda fonksiyonel gastrointestinal hastalık tanısı alan ergenlerde somatizasyon şiddetinin, eşlik eden psikiyatrik tanıların ve yaşam kalitesinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamıza Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'na ve Kocaeli Şehir Hastanesi'ne bağlı Çocuk Gastroenteroloji birimi polikliniklerine başvuran 13-18 yaş arası fonksiyonel gastrointestinal hastalık tanısı almış 32 ergen ve ebeveynleri, 13-18 yaş arası çölyak hastalığı tanısı almış 32 ergen ve ebeveynleri, 13-18 yaş arası Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı sağlam çocuk polikliniğine başvuran ve herhangi bir gastrointestinal hastalık tanısı olmayan sağlıklı 32 ergen ve ebeveynleri dahil edilmiştir. Klinisyen tarafından ergenlere Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi–Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli–DSM–5 Kasım 2016 –Türkçe Uyarlaması (ÇDŞG–ŞY–DSM–5–T) uygulanmıştır. Ergenlerden sosyodemografik veri formu ve Pediatrik Gastrointestinal Semptomlar Anketi, Roma III Versiyonu (QPGS-RIII) doldurmaları istenmiştir. Hem ergenlerden hem de ebeveynlerinden Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇİYKÖ) - (13-18 yaş) ve DSM-V Düzey II Bedensel Belirtiler Ölçeği doldurmaları istenmiştir. Bulgular: Çalışmamıza katılan 96 ergenin %78,1'i (n=75) kız, %21,9'u (n=21) erkek cinsiyette idi. Fonksiyonel gastrointestinal hastalığı olan grubun yaş ortalaması 15,95±1,42, çölyak hastalığı olan grubun yaş ortalaması 15,40±1,81 ve sağlıklı grubun yaş ortalaması 15,79±1,17 olup, yaş ortalamaları benzer bulunmuştur. Çalışmamızda sosyodemografik özellikler açısından gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Anne eğitim düzeylerinin (p=0,007) ve baba eğitim düzeylerinin (p=0,001) fonksiyonel gastrointestinal hastalığı olan grupta daha düşük olduğu, çölyak hastalığı olan grupta ise daha yüksek olduğu bulunmuştur. Fonksiyonel gastrointestinal hastalığı olan grupta annelerin ve babaların daha fazla gastrointestinal hastalık (p=0,006, 0,001), daha fazla fiziksel hastalık (p=0,001, 0,001) ve daha fazla ruhsal hastalık (p=0,037, 0,044) tanısı aldıkları görülmüştür. Fonksiyonel gastrointestinal hastalığı olan grubun daha sık hastane başvurusunda bulunduğu tespit edilmiştir (p=0,001). Çalışmamızda psikiyatrik komorbiditeler açısından en çok tanı alan grubun fonksiyonel gastrointestinal hastalık grubu olduğu görülmüştür. Majör depresif bozukluk ve yaygın anksiyete bozukluğu tanıları olan fonksiyonel gastrointestinal hastalık grubundaki ergenlerin oranı, çölyak hastalığı grubu ve sağlıklı gruptakilere göre daha yüksek bulunmuştur (p=0,001, 0,001). Sosyal anksiyete bozukluğu ve obsesif kompulsif bozukluk tanıları olan fonksiyonel gastrointestinal hastalık grubundaki ergenlerin oranı ise sağlıklı gruptakilere göre daha yüksek bulunmuştur (p=0,002, 0,002). Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan fonksiyonel gastrointestinal hastalık ve çölyak hastalığı gruplarındaki ergenlerin oranı, sağlıklı gruptaki ergenlerden daha yüksek bulunmuştur (p=0,001). Karşıt olma karşı gelme bozukluğu sadece fonksiyonel gastrointestinal hastalık grubunda görülmüştür. Fonksiyonel gastrointestinal hastalığı olan ergenlerin aldıkları psikiyatrik tanı sayısı ile yaşam kalitesi ölçeği (çocuk ve ebeveyn formu) toplam ve alt ölçek puanları (p>0,05) ve bedensel belirti ölçeği (ebeveyn formu) puanları (p>0,05) arasında ilişki bulunmamıştır; fakat fonksiyonel gastrointestinal hastalığı olan ergenlerin aldıkları psikiyatrik tanı sayısı ile bedensel belirti ölçeği (çocuk formu) puanları (p 0,05). Sonuç: Çalışmamızda, fonksiyonel gastrointestinal hastalığı olan ergenlerin somatik belirti düzeylerinin daha yüksek olduğu, daha fazla psikiyatrik tanı aldıkları, yaşam kalitelerinin daha düşük olduğu bulunmuştur. Fonksiyonel gastrointestinal hastalıklara eşlik eden psikiyatrik hastalıklar, yüksek sağlık hizmeti kullanımı ve maliyeti, işlevsel bozulma, düşük yaşam kalitesi ve tedaviye yetersiz katılım gibi olumsuz sonuçlarla ilişkilendirilmektedir. Fonksiyonel gastrointestinal hastalıkları olan bireylerde psikososyal müdahalelerin, gastrointestinal ve somatik semptomları azaltmada etkili olacağı düşünülmektedir. Dirençli semptomları veya zayıf tedavi yanıtı olan, düşük yaşam kalitesi riski taşıyan hastalarda psikososyal değerlendirme büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Fonksiyonel gastrointestinal hastalıklar, ergen, somatizasyon, psikiyatrik komorbidite, yaşam kalitesi