YAPAY SİNİR AĞI VE GENETİK TERS ÇÖZÜM YÖNTEMLERİ KULLANILARAK SİSMİK VERİLERİN YORUMLANMASI: KUZEY AÇIK DENİZİ'NDEKİ HOLLANDA ÖRNEĞİ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, JEOFİZİK MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SÜLEYMAN ALEMDAR
Danışman: Ertan Pekşen
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kuzey Denizi'nin bir parçası olan Hollanda (The Dutch sector) 57.000 km2 alan kaplamaktadır. Hollanda açık deniz sediman çökelimlerinde birçok kanıtlanmış, petrol ve gaz arama faaliyetleri de gerçekleştirilen orta Paleozoyik yaşlı hidrokarbon sistemi mevcuttur. Bu petrol sistemi içerisinde kalın Permiyen Zechstein tuz tabakası yapısal ve stratigrafik olarak etkili ekonomik hidrokarbon içeren kapanlar sunmaktadır. Bu alanda, daha önce deniz tabanının morfolojisinin belirlenmesi, genel stratigrafik yapının ortaya çıkarılması ve hidrokarbon aramacılığı amacıyla birçok sismik veri toplama ve kuyu açma faaliyeti gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada; Kuzey Deniz Hollanda (North Sea Dutch Sector) alanı Pliyosen yaşlı birimleri içerisinde yığma sonrası sismik veri (1900 m) ve kuyu logu (dört kuyu) kullanılarak; zaman-derinlik dönüşümü, formasyon giriş yüzey haritalama ve sismik yorumlama log korelasyonu çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmada ana sismik nitelik olarak, sinir ağı ve genetik algoritma kombinasyonundan oluşan Schlumberger patentli Petrel yazılım programı içerisindeki hacim niteliklerinden genetik ters çözüm niteliği kullanılmıştır. Bu nitelik, klasik ters çözüm yöntemlerinden hem veri girdisi hem de işlem için gerekli süre bakımından daha etkilidir. Ayrıca bu ters çözüm yöntemi klasik ters çözüm yöntemlerine göre daha duyarlı ve daha kesin sonuç vermektedir. Bu sismik niteliğin yanı sıra karşılaştırma amaçlı olarak göreceli akustik empedans (RAI), Ortalama Karekök Genlik (RMS) sismik nitelikleri de araştırılmıştır. Genetik ters çözüm sonrası elde edilen verilerin, sinir ağı öğrenme ve ters çözüm öncesi veriler ile korelasyon karşılaştırması yapılmıştır. Girdi ve çıktı veri kümelerinin uyuşma oranı genetik ters çözüm niteliğinin; hidrokarbon potansiyeli olan yapıların belirlenmesi ve kuyu korelasyonlarının gerçekleştirilmesi ve stratigrafik yorum yapılması amacıyla kabul edilebilir olduğunu ortaya koymuştur.