Jean-Paul Sartre'ın varoluşçuluk düşüncesinde özgürlüğün siyasal boyutları
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: UMUTCAN TARCAN
Danışman: Tuba Kancı Doğan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yirminci yüzyılın en etkili entelektüellerinden biri olan Fransız düşünür Jean-Paul Sartre, varoluşçuluğu döneminin başat öğretisine dönüştürmeyi başarmıştır. Edebî yetenekleri ve üretkenliğinin yanı sıra felsefe, psikanaliz ve tarih gibi pek çok disipline yönelik ilgisi ile de entelektüel tarihe damgasını vuran Sartre, çalışmaları ve toplumsal bunalımlar arasında özgün bir bağ kurmuştur. "Varoluşun özden önceliği" anlayışıyla temellendirilen varoluşçuluğun Sartre ile özdeşleşmesinin nedeni, düşünürün çalışmalarını öğretiye özgülemesidir. Sartre, öğretiye ilkesel bir yaklaşım getirmiş ve onu 20. yüzyıl toplumunun beklentileriyle sentezlemiştir. Öğretinin insana atfettiği mutlak özgürlük, eyleme ve sorumluluğa dayanması nedeniyle aktivist ve bireyci bir dünya görüşü yaratmıştır. Sartre'ı yalnızca bir yazar veya bir düşünür olarak incelemek, onun öğretisini bizzat yaşama arzusundan ötürü olanaksız duruma gelmiştir. Sartre, varoluşçuluğu asla soyut bir felsefe geleneği olarak kabul etmemiş, onu kendi eylemleri yoluyla gerçekleştirme amacı taşımıştır. Bu tez, Sartre'ın varoluşçuluğundan meydana gelen özgürlük anlayışını özgün bir bakış açısıyla değerlendirme girişimidir. Birinci bölümde Sartre, kamusal bir entelektüel olarak deneyimlediği siyasal koşullar ile birlikte analiz edilmiş, ikinci bölümde düşünürün varoluşçuluğu tarihsel ve felsefi boyutlarıyla birlikte incelenmiş, üçüncü ve son bölümde ise düşünürün özgürlük anlayışı bir sivil itaatsizlik pratiği olarak ele alınmıştır.