İstanbul sözleşmesinin ana akım medyadaki sunumu: Kadın köşe yazarlarının yaklaşımı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF ÖZER
Danışman: İhsan Karlı
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:'Kadına Yönelik Şiddetin ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Sözleşme' olarak tanımlanan metin kısa adıyla İstanbul Sözleşmesi olarak bilinmektedir. Adında da anlaşıldığı gibi her türlü şiddeti önlemek başta olmak üzere bir mücadelenin uluslararası metne dökülmüş hali olarak ortaya çıkmaktadır. İçerdiği hükümler getirdiği kavramsal yenilikler bakımından kamusal alanda pek çok tartışmayı da beraberinde getiren bir metin olması bakımından önemlidir. Ancak önemsenecek bir başka konu ise metnin getirdiği hükümlerin Türkiye özelinde kitleler içerisinde bilinirliliğinin az olması, insanların kulaktan dolma bilgilerle haberdar olduğu, kanaat önderlerinin ve siyasal temsilcilerin dillendirdiği kadar bilgi sahibi oldukları bununla birlikte medyada yer aldığı biçimiyle insanların detaylarına vakıf olduğu bir metin olması bakımından da ayrıca önemlidir. Bu noktadan hareketle İstanbul Sözleşmesinin konu edildiği bu çalışmanın amacı İstanbul Sözleşmesinin ana akım medyadaki sunumu kapsamında kadın köşe yazarlarının konuyu ele alış biçimlerine odaklanmaktır. Çalışma kapsamında 30 süreli günlük basılı gazete dikkate alınmış bunların 29 tanesi çalışmaya dahil edilmiş veriler 24 gazeteden toplanmıştır. 2020 yılının ikinci yarısında başlayan sözleşmeden çekilme tartışmaları baz alınarak Haziran- Aralık 2020 tarihleri arasında basılmış 56 köşe yazısı nitel araştırmalardan betimsel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Yapılan analizde kadın köşe yazarlarının sözleşmeye dair yaklaşımlarının şiddet, siyasal iktidar sorumluluğu, ataerkil söylem, cinsel yönelimi farklı olan bireylerin korunması yaklaşımı üzerinden şekillendiği görülmüştür. Kadın yazarların birleştiği asıl noktanın ise kadınlar hakkındaki bir kararın kadınlar tarafından verilmesi gerekliliği üzerine olduğu saptanmıştır.