Tip 2 diyabetes mellitus nedeniyle uzun süreli ağızdan medikal tedavi ihtiyacı olan hastaların medikal tedaviye bağlılık düzeylerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2011
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEKİR VURAL
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): TUNCAY MÜGE ALVUR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Değirmendere Aile Hekimliği Polikliniğine başvuran, Tip 2 Diyabetes Mellitus nedeniyle uzun süreli ağızdan medikal tedavi ihtiyacı olan hastaların medikal tedaviye bağlılık düzeylerine etki edebilecek faktörlerin değerlendirilmesi ve verilen eğitimin tedaviye bağlılığa etkisinin araştırılması amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Değirmendere Aile Hekimliği Polikliniğine başvuran en az bir yıldır Tip 2 Diyabetes Mellitus tanısı ile takip edilen ve oral ajanlar ile tedavi edilmekte olan 50 hasta alındı. Katılımcılara sosyodemografik özellikler ve medikal tedaviye bağlılıkta etkili olabilecek faktörleri içeren bir anket, hastaların kognitif fonksiyonlarını değerlendirmek amacı ile Mini-Cog testi ile tedaviye bağlılığı değerlendirmek üzere Türkçe Modifiye Morisky ölçeği uygulandı. Hastaların laboratuar verileri ile birlikte tansiyon, bel çevresi, boy ve kiloları ölçülerek kaydedildi. Katılımcıların tamamına araştırmacı tarafından tedaviye bağlılık ile ilgili bir eğitim görüşmesi yapıldı ve yazılı eğitim materyali verildi. Bu girişimden dört ay sonra katılımcılara tedaviye bağlılık durumunu ölçmek amacı ile Türkçe Modifiye Morisky ölçeği tekrar uygulandı.Bulgular: Çalışmamıza katılanların %46'sı almakta oldukları medikal tedavilerine bağlı idi. Tedaviye bağlılığın erkeklerde anlamlı düzeyde fazla olduğu saptandı. Çalışmamızda sorguladığımız tedaviye bağlılığa olumsuz yönde etki eden faktörlerden yakın görme engeli, prospektüs okumama, ilaçların yan etkisi, tedaviden beklentinin olmaması, hekimin hastayı hastalık-ilaçlar hakkında bilgilendirmemesi, hekimle iyi iletişim kuramama, hekimle geçirilen sürenin kısıtlılığı, kognitif fonksiyonların azalmış olması istatistiksel olarak anlamlıydı. Hastalara verilen eğitimle tedaviye bağlılıklarında anlamlı düzeyde artış oldu. Glikozile hemoglobin, açlık kan şekeri, sistolik kan basıncı, diyastolik kan basıncı, yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) ve vücut kitle indeksi verilerinin de eğitim ve medikal tedavi düzenlemesinden dört ay sonra anlamlı ölçüde düzeldiği saptandı.Sonuç: Çalışmamızın da gösterdiği gibi tedaviye bağlılığın artırılmasının sağlık hedeflerine erişimi kolaylaştırdığı aşikardır. Tedaviye bağlılığı artırmak için ulusal düzeyde kampanyalar başlatılmalı, hekimlere kurslar düzenlenmeli, sağlık sisteminin negatif etkileri en aza indirgenmeli, hastalara hastalıkları, ilaçları ve bu konunun önemini vurgulayan eğitimler verilmelidir.