Pediatristlerin ve Aile Hekimlerinin Çocukluk Çağı Demir Eksikliği Anemisinde Tedavi Yaklaşımları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HALİME ASLAN ERÖZKAN
Danışman: Özlem Bozkurt
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Demir eksikliği (DE) ve demir eksikliği anemisi (DEA), çocukluk çağında sık görülen önemli halk sağlığı sorunlarından biridir. Çocukluk çağında görülen DE ve DEA; bilişsel gelişim geriliği, dikkat eksikliği, davranış sorunları, okul başarısında azalma ve nörogelişimsel bozukluklar gibi kalıcı sonuçlara yol açabilmektedir. Bu nedenle erken tanı, uygun tedavi ve etkin izlem büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma, pediatristler ve aile hekimlerinin çocukluk çağı DEA'sına yönelik tanı, tedavi ve izlem yaklaşımlarını değerlendirmek amacıyla planlandı. Araştırma, anket temelli kesitsel bir çalışma olarak gerçekleştirildi ve hekimlerin klinik karar süreçleri, infant ve adölesan dönemi içeren iki farklı olgu senaryosu üzerinden değerlendirildi. Çalışmada özellikle uygun tetkik isteme, doğru demir preparatı seçimi, dozlama, uygulama zamanı, tedavi süresi ve tedaviye yanıtsızlık yaklaşımı incelendi. Çalışmaya çocuk sağlığı ve hastalıkları uzman ve asistanları, aile hekimi uzman ve asistanları ve ASM'de çalışan pratisyen hekim olmak üzere 480 hekim katıldı. Katılımcıların büyük çoğunluğu hem infant hem de adölesan olguda uygun demir preparatını doğru olarak seçti (%83,7 ve %92,5). Hekimlerin büyük çoğunluğunun ferröz (Fe²⁺) içeren preparatları, özellikle demir sülfatı tercih ettiği görüldü. İnfant olguda uygun tetkik isteme oranı %12,1 olarak bulundu. İlk olguda doğru doz (%87,4) ve uygun zamanlama (%92,5) yüksek oranda bilinmesine rağmen, doğru tedavi süresi yalnızca %43,8 oranında doğru yanıtlandı. İkinci olgu olan menstruasyon gören adölesan olguda uygun preparat seçimi yüksek olmasına rağmen, doğru doz (%44,6) ve doğru tedavi süresi (%55,0) oranları daha düşük bulundu. Uzmanlık alanı, tanı ve tedavi uygulamalarının doğruluğunu etkileyen önemli değişkenlerden biri olarak saptandı. Birçok tanı ve tedavi basamağında pediatri uzmanları ve pediatri asistanlarının diğer gruplara kıyasla daha yüksek doğruluk oranlarına sahip olduğu görüldü. Bununla birlikte, adölesan olguda doğru dozlama konusunda pediatri asistanlarının doğruluk oranı pediatri uzmanları ve aile hekimi uzmanlarına göre daha düşük bulundu. Buna karşılık, özellikle birinci basamakta çalışan aile hekimleri ve pratisyen hekimlerde bilgi ve uygulama eksikliklerinin daha belirgin olduğu saptandı. Tedaviye yanıtsızlık yaklaşımı incelendiğinde, katılımcıların çoğunlukla ilaç uyumu, düzenli kullanım ve ilacın uygun dozda alınıp alınmadığına odaklandığı, kapsamlı klinik değerlendirmenin ise daha az dikkate alındığı görüldü. Sonuç olarak bu çalışma, çocukluk çağı DEA yönetiminde uygun demir preparatı seçimi yüksek oranda doğru yapılmasına rağmen, uygun tetkik isteme, dozlama ve tedavi süresi konularında önemli bilgi boşlukları saptanmıştır. Bu bulgular, çocukluk çağı DEA yönetiminde tanısal değerlendirme ve tedavi planlamasına yönelik klinik karar verme süreçlerini güçlendiren eğitim gereksinimine işaret etmektedir.