Acil serviste sepsis/septik şok hastalarında periferik perfüzyon ölçümüne dayalı hasta yönetimi ile standart hasta yönetiminin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FERHAT YILMAZ
Danışman: Serkan Yılmaz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Sepsis, vücudun bir enfeksiyona verdiği yanıtın kendi dokularına ve organlarına zarar vermesiyle ortaya çıkan, yaşamı tehdit eden bir sendromdur. Sepsis tedavisinde makro hemodinamik parametrelerin restorasyonuna rağmen mikro dolaşımdaki değişiklikler organ yetmezliğine yol açabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, PPI kılavuzluğunda mikro dolaşımı değerlendiren hasta yönetiminin sepsis ve septik şoklu hastaların sağkalımı üzerindeki etkisini araştırmaktır. Gereç ve yöntem: Çalışma, tek merkezli, prospektif, randomize kontrollü bir çalışma olarak, 01.02.2024-09.09.2024 tarihleri arasında bir üniversite hastanesinin acil servisinde gerçekleştirildi. Kontrol grubu, SSC kılavuzuna göre makro hemodinamik parametrelerle yönetilmiş olup, hedef MAP'ı ≥65 mmHg tutmak ve laktatı her 2 saatte bir %20 azaltmak veya normale döndürmekti. Çalışma grubunda ek olarak Masimo cihazı ile PPI ölçümü yapıldı. Makro hemodinamisi bozulmuş durumda ise öncelik bunun düzeltilmesi oldu. Makro hemodinamisi korunmuş iken PPI <1,4 olan hastalar daha hızlı övolemi durumuna getirildi. Sıvı resüsitasyonu ile yeterli perfüzyon sağlanamayan hastalarda vazopressör ve/veya inotrop desteği kullanıldı. Bu grupta hedef, PPİ'yi 1,4'ün üzerine çıkarmaktı. Hastaların 30 günlük mortalitesi, hastane ve yoğun bakım yatış süreleri değerlendirildi. Bulgular: Çalışmada; 100 kontrol, 100 çalışma grubu hastası yer aldı. Çalışma grubunda laktat klirensi daha iyi sağlanmış (p<0,001), verilen sıvı miktarı daha yüksek bulunmuştur (p=0,01). Çalışma grubunda 30 günlük mortalite oranı anlamlı olarak daha düşük saptanmıştır (p=0,03). Gruplar arasında hastane ve YBÜ yatış süreleri arasında anlamlı fark saptanmamıştır (sırasıyla p=0,26, p=0,68). Sonuç: Çalışmamız, periferik perfüzyon hedefli resüsitasyonun, sepsis ve septik şok yönetiminde standart yaklaşımlara kıyasla mortaliteyi azaltma potansiyeline sahip yenilikçi ve etkili bir yöntem olduğunu göstermiştir. Anahtar sözcükler: Sepsis, septik şok, periferik perfüzyon, mikro sirkülasyon, tedavi yönetimi