Kovid-19 salgınının tıp fakültesi öğrencilerine etkilerinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA ATEŞ
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Tuncay Müge Alvur
Eş Danışman: İrem Damla Çimen
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: 31 Aralık 2019 tarihinde, Çin'in Wuhan şehrinde başlayan ve damlacık yoluyla hızla yayılarak 11 Mart 2020 tarihinde ise DSÖ tarafından pandemi olarak kabul edilen Kovid-19 salgını, ülkelerin sağlık sistemi ve toplum açısından önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Kovid-19'un yayılımını önlemek adına sokağa çıkma kısıtlamaları, okulların kapatılması, bilimsel, sosyal, kültürel her türlü faaliyetin ertelenmesi gibi birçok önlem alınmış, hareketlilik büyük ölçüde azalmış ya da sınırlanmıştır. Bu süreçte birçok sektörde olduğu gibi en çok etkilenenlerden biri de eğitim sektörü olmuştur. Uzaktan eğitime geçiş çalışmaları, öğrencilerin ve eğiticilerin çevrimiçi ders ve sınavlara alışma süreci kolay olmamıştır. Hastalığın bilinmezliği ve sonrasında alınan tüm bu önlemler nedeniyle toplumun geneli daha çok da öğrenciler etkilenmiştir. Böylece tehlikeli durumlarda yaşanan anlamlı ve önemli bir tepki olan kaygı ve korku, salgın sürecinde bireylerin özel, iş ve eğitim yaşamını ciddi düzeyde olumsuz etkileyen bir bozukluk boyutuna ulaşmıştır. Depresyon ve anksiyete gibi sağlık sorunlarında artış görülmüştür. Çalışmamızda Kovid-19 salgınının; geleceğin sağlık sunucusu olacak olan ve normal şartlarda da ruhsal hastalıklar açısından riskli bir grup olarak değerlendirilen tıp fakültesi öğrencilerine etkilerini incelemeyi, onların bu konuda farkındalıklarını arttırmayı amaçladık. Ayrıca kitlesel afet ve tehdit dönemlerinde ruh sağlığı ile ilgili bilginin artması ve bununla ilgili eğitim kurumlarımızda öğrenci refahına dair önlemlerin alınmasına yardımcı olunması hedeflenmektedir. Gereç ve Yöntem: Çalışma tanımlayıcı tipte kesitsel bir anket çalışmasıdır. Çalışmamızın örneklem grubunu Türkiye'de tıp fakültesi öğrenimi gören öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışma 03 Mart 2022 ile 30 Haziran 2022 tarihleri arasında 647 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Google Formlar üzerinden oluşturulan anket formu Türkiye'de tıp fakültesi öğrenimi gören öğrencilere sosyal medya üzerinden ulaştırılarak formları doldurmaları istendi. Aydınlatılmış onam sonrası ilerleyen anket içerisinde sosyodemografik veriler, Kovid-19 dönemi ve alınan önlemler ile ilgili sorular ve ruhsal durumlarını değerlendirmek adına Yaygın Anksiyete Bozukluğu 7 (YAB-7) ölçeği ve Hasta Sağlık Anketi 9 (PHQ-9) ölçeği bulunmaktadır. Bulgular: Grubun yaş ortalaması 21 ± 2,11 yıldır. Öğrencilerin 357'si (%55,2) kadın, 290'ı erkektir (%44,8). Öğrencilerin toplamda %67,2'si (n=435) preklinik, %32,8'i (n=212) klinik öğrencisiydi. Kronik hastalığı olanlar %12,1'ini (n=78), herhangi bir kronik hastalığı olmayanlar %87,9'unu (n=569) oluşturmaktaydı. Psikiyatrik tedavi geçmişi olanlar %23,6 (n=153) iken halen bir psikiyatrik tedavi alanlar %11,9 (n=77) idi. Öğrencilerin %47,71'i 'sadece yüz yüze', %37,24'ü 'ağırlıklı yüz yüze' %10,81'i 'ağırlıklı çevrimiçi' ve %4,17'si 'sadece çevrimiçi' eğitim almaktaydı. %47,9'u salgın sürecinde aldıkları eğitimin yetersiz olduğunu düşünmekteydi. Mevcut durumda aldıkları eğitim şekillerinin çevrim içi veya yüz yüze olması ile aldıkları eğitimin yetersiz olduğunu düşünme arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki görülmedi. (χ2, p=0,236) Bundan sonraki süreçte eğitimin nasıl yürütülmesini istersiniz sorusuna grubun çoğunluğu 'sadece yüz yüze' ve 'ağırlıklı yüz yüze' şeklinde yanıt vermiştir. Öğrencilere son iki hafta içindeki ruhsal durumlarını nasıl değerlendirdikleri 1-10 puan arasında likert tipi ölçek kullanılarak sorulduğunda %42,82'i (n=277) 1-5 arasında, %57,2'si (n=370) 6-10 arasında puan vermiştir. Aynı şekilde likert tipte ölçek kullanılarak öğrencilere Kovid-19'a yakalanmaktan korkup korkmadıkları sorulmuştur. 1-5 arası puan verenler %71,1 (n=460), 6-10 arası puan verenler %28,9 (n=187) oranında olmuştur. Aynı soru 'aile bireylerinizden birinin Kovid-19 hastalığına yakalanması ve bu yüzden ölebileceği ihtimali sizi ne kadar korkutuyor?' şeklinde sorulduğunda ise 1-5 arası puanlayanlar %23,3 (n=151), 6-10 arası puanlayanlar %76,7 (n=496) olmuştur. Öğrencilerin %46,2'sı Kovid-19 nedeni ile bir kayıp yaşadığını, %57,5'i ise salgın süresince yeterli duygusal destek almadığını belirtmiştir. Öğrencilerin yarıdan fazlası hayatın yaşamaya değer olmadığını düşünmektedir ve %20,1'i (n=130) intihar etmeyi düşündüğünü belirtmiştir. Çalışmamızda sırasıyla %41,7 ve %34,2 oranlarında anksiyete ve depresyon saptanmıştır. Anksiyete ve depresyonla ilişkili faktörler incelendiğinde ortak olarak kronik hastalık varlığı, tedavi gerektiren ruhsal durum geçmişi, olumsuz ruhsal durum algısı ve salgın süresince yeterli duygusal destek alamadığını düşünmek istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ilişkili bulunmuştur. Halen devam eden ruhsal tedavi durumu ve Kovid-19'a yakalanmaktan korkma ile aralarında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Farklı olarak anksiyete ile preklinik öğrencisi olma, Kovid-19 nedenli kayıp yaşama, aile bireylerinden birinin Kovid-19'a yakalanması ve buna bağlı ölmesine yönelik korku arasında ilişki olduğu görülmüştür. Depresyon ile de kadın cinsiyet arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. Sonuç: Kovid-19'un fiziksel, ruhsal ve sosyal birçok yönden etkilerini gördüğümüz bu süreçte aile üyelerinden birinin Kovid-19'a yakalanıp buna bağlı kaybedilmesi korkusu yanında öğrenciler bir de eğitim şekillerinin değişimi, sosyal destek ağlarının kaybı gibi yükler altında kalmış, eğitimlerinin yetersiz olduğu endişesi doğmuştur. Tüm bunlar nedeniyle çalışmamızda öğrencilerin hayatlarından memnun olmadıkları, intihar düşüncelerine sahip olduklarını gördük ve yüksek oranda anksiyete ve depresyon oranları saptadık. Bu sonuçlar ışığında tıp öğrencilerine yönelik yeni eğitim stratejileri belirlemenin ve ruhsal sağlıkları için bir tarama-takip programı geliştirmenin gerekliliği açıktır. Anahtar sözcükler: Kovid-19, anksiyete, depresyon, tıp, öğrenci