Antidepresan tedavi almış, remisyondaki hastalarda apati gelişme sıklığı ve ilişkili faktörler


Creative Commons License

Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZLEM KOCAMAN BOSTAN

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Aslıhan Özlem Polat Işık

Eş Danışman: Cem Cerit

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Antidepresan Tedavi Almış, Remisyondaki Hastalarda Apati Gelişme Sıklığı ve İlişkili Faktörler Amaç: Bu çalışmanın amacı, antidepresan tedavisi sonrasında gelişen duygusal küntlük/apati sıklığını ve bu durumla ilişkili sosyodemografik ve klinik değişkenleri değerlendirmektir. Ayrıca, bu durumdan hoşnutluk düzeyini belirlemek ve klinik uygulamalarda ilaç seçimine katkı sağlamak hedeflenmiştir. Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı nitelikteki bu çalışmada, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Polikliniği'ne başvuran, DSM-5'e göre major depresif bozukluk ve/veya anksiyete bozukluğu tanısı almış ve antidepresan tedavi ile en az üç aydır remisyonda olan 100 hasta değerlendirilmiştir. Katılımcılara Olgu Rapor Formu, Hamilton Depresyon ve Anksiyete Derecelendirme Ölçekleri, Apati Değerlendirme Ölçeği (ADÖ) ve Oxford Emosyonel Yan Etkileri Değerlendirme Anketi (OEYEDA) uygulanmıştır. Veriler SPSS 22.0 yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: ADÖ klinisyen formuna göre katılımcıların %57'sinde, hasta formuna göre ise %29'unda apati belirlenmiştir. Hem klinisyen hem hasta formlarında apati saptananların oranı %25'tir.Katılımcıların %62'sinde OEYEDA'ya göre duygusal küntlük tespit edilmiştir. Apati ve duygusal küntlük birlikteliği %21 oranında gözlenmiştir. Apati ve duygusal küntlük birlikteliğinin oranları, ilaç grupları arasında anlamlı farklılık göstermiştir. DK'ü olan hastaların %82.3'ü mevcut durumdan hoşnut olduklarını belirtmiş, ortalama hoşnutluk puanı 7.25 olarak bulunmuştur. Hoşnutluğun yaşam biçimi, yaş, eğitim süresi, kullanılan ilaç ve DK/apati şiddeti gibi değişkenlerle ilişkisi bulunmuştur. Sonuç: Antidepresan tedavi sonrası duygusal küntlük ve apati sık görülmekte ve çoğu zaman hastalar bu durumdan hoşnut olabilmektedir. Ancak bu semptomlar, tedaviye uyumu ve işlevselliği etkileyebilir. Bu nedenle, apati ve duygusal küntlüğün tanınması, izlenmesi ve uygun tedavi planlarının yapılması büyük önem taşımaktadır. Farklı antidepresan grupları arasında yapılacak daha geniş örneklemli ve karşılaştırmalı araştırmalar, klinik rehberlere katkı sağlayacaktır. Anahtar kelimeler: Duygusal küntlük, apati, vortioksetin