ÖĞRETMENLERDE İŞ GÜVENCESİZLİĞİ, TEKNOSTRES, GÜÇ MESAFESİ VE PRESENTEEISM İLİŞKİSİ: PREKARİZASYON BAĞLAMINDA BİR ARAŞTIRMA
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Çalışma Ekonomisi Ve Endüstri İlişkileri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Dilay Teke
Danışman: Bora Yenihan
Özet:
Bu
çalışmada öğretmenlerde iş güvencesizliği algısının, teknostres durumunun, güç
mesafesi düzeyinin ve presenteeism (işte var olamama) davranışlarının
sosyo-demografik değişkenler açısından incelenerek “prekarizasyon” kavramı
çerçevesinde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Devlet okulunda çalışan öğretmenlerle özel okulda çalışan öğretmenler
arasında karşılaştırmaların yapılması ve ulaşılan anlamlı farklılıkların
açıklanması hedeflenmiştir. Çalışma iş güvencesizliğini sadece
işin fiili olarak kaybedilmesinden ibaret olmadığını, mesleğin değerli
özelliklerinin de kaybedilme endişesinin bir güvencesizlik algısı yarattığını
vurgulamaktadır. Teknolojik gelişmelerin de meslekleri değişime ve dönüşüme
uğrattığı ve bu nedenle teknostresin oluştuğu, iş güvencesizliği algısı ile
presenteeism (işte var olamama) davranışlarının arttığı düşünülmektedir.
Kurumlarda yüksek veya düşük güç mesafesinin de öğretmenlerin iş güvencesizliği
algılarını, teknostres durumlarını, presenteeism davranışlarını belirleyen
önemli bir unsur olduğu varsayılmaktadır. Araştırma öğretmenlerin çalışma
yaşamlarına dair sorunlarının tespit edilmesine ve iyileştirmelerin yapılarak
motivasyonlarının, verimliliklerinin artmasına katkı sunmayı hedeflemektedir. Çalışmanın
önemi ulusal ve uluslararası literatürde iş güvencesizliği, teknostres, güç
mesafesi ve presenteeism kavramlarını bir arada ele alan ve prekarizasyon
bağlamında değerlendirmeler yapan bir çalışmanın bulunmamasından
kaynaklanmaktadır. Bu yönüyle çalışma öğretmenlerin mesleki yaşamlarındaki
sorunların çok boyutlu bir bakış açısıyla incelenmesini ve sosyolojik,
psikolojik, teknolojik açıdan değerlendirilmesini mümkün kılmaktadır. Çalışmanın
kavramsal çerçevesi öğretmenlerin çalışma yaşamındaki sorunların sadece iş
güvencesizliği ya da teknsotres gibi tek kavramla açıklanamayacağı iş
güvencesizliği, teknostres, güç mesafesi, presenteeism gibi birbiriyle ilişkili
birçok unsurun problemlerin net bir şekilde açığa çıkmasında etkili olduğu
varsayımına dayanmaktadır. Bu
sorunların da sosyal, sağlık, teknolojik, yönetim boyutları olduğu ve
değerlendirmelerinde parametresinin geniş tutulması gerektiği düşünülmektedir.
Literatürde öğretmenler kapsamında yapılan çalışmalarda genellikle performans,
motivasyon, güvence gibi tek bir sorun alanı üzerinden çalışma yaşamı ele
alınmıştır. Özellikle prekarizasyon açısından değerlendirmelerin yapıldığı
çalışmalar oldukça sınırlı düzeydedir. Çalışmanın kavramsal açıdan da alandaki
boşluğu doldurmaya hizmet edeceği, öğretmenlerin durumunu ve konumunu daha
bütüncül bir şekilde değerlendirmeye olanak sağlayacağı düşünülmektedir. Devlet okullarında çalışan
öğretmenlerle özel okullarda çalışan öğretmenler arasında karşılaştırmaların da
yapılmasına olanak sağlayan bu çalışmanın çok yönlü çıktılar sunduğu tahmin edilmektedir. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden
tarama modeline dayanmaktadır. Çalışmanın evrenini Kocaeli ilinde görev yapan
öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklem ise Kocaeli ilinin tüm ilçelerini kapsayacak
şekilde kümeli örnekleme ve “basit tesadüfi örnekleme teknikleriyle belirlenen
624 katılımcıdan oluşmaktadır. Devlet okulundan 508, özel okuldan 118
öğretmenin katıldığı çalışmada veri toplama süreci anket formları ile
yürütülmüştür. Katılımcılara İş Güvencesizliği Algısı Ölçeği, Teknostres
Ölçeği, Güç Mesafesi Ölçeği, Stanford Kendini İşe Verememe Ölçeği-6
(Presenteeism Ölçeği) uygulanmış; yanıtlar SPSS 26.0 programı üzerinden
çözümlenmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız
gruplarda t-testi, One Way ANOVA testi ve korelasyon analizlerinden
yararlanılmıştır. Araştırma bulguları kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere
göre daha çok iş güvencesizliği algısına sahip olduğu, tekno-karmaşıklık
yaşadığı; erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre daha çok teknostres,
tekno-aşırı yük, tekno-istila, tekno-güvensizlik yaşadığı ve presenteeism (işi
tamamlama alt boyutu) davranışları sergilediği belirlenmiştir. Özel okul öğretmenlerinin devlet okulu
öğretmenlerine göre daha çok iş güvencesizliği, nicel iş güvencesizliği, nitel
iş güvencesizliği kaygısı yaşadığı, güç mesafesi algısına sahip olduğu; devlet
okulu öğretmenlerinin özel okul öğretmenlerine göre daha çok teknostres,
tekno-aşırı yük, tekno-istila ve tekno-karmaşıklık yaşadığı saptanmıştır. Bekâr
öğretmenlerin evli öğretmenlere göre daha çok iş güvencesizliği ve güç mesafesi
algısı içinde olduğu; hizmet içi teknoloji eğitimi almayan öğretmenlerin hizmet
içi teknoloji eğitimi alan öğretmenlere göre daha çok iş güvencesizliği ve
nicel iş güvencesizliği algısına sahip olduğu saptanmıştır. Hizmet içi
teknoloji eğitimi alan öğretmenlerin hizmet içi teknoloji eğitimi almayan
öğretmenlere göre daha çok tekno-aşırı yük ve tekno-belirsizlik yaşadığı
anlaşılmıştır. 20-29 yaş aralığında bulunan kişilerin daha çok iş
güvencesizliği ve nicel iş güvencesizliği algısı yaşadığı ve güç mesafesi
algısına sahip olduğu; yaş seviyesinin ilerlemesiyle teknostresin, tekno
aşırı-yükün, tekno-karmaşıklığın ve tekno-belirsizliğin arttığı belirlenmiştir.
Çocuk sahibi olmayan öğretmenlerin 1 veya daha fazla çocuk sahibi olan
öğretmenlere göre daha çok nicel iş güvencesizliği ve güç mesafesi algısına
sahip olduğu anlaşılmıştır. 1-15 yıl süre arasında öğretmenlik mesleğini
yapanların 16 yıl veya daha fazla öğretmenlik mesleğini yapanlara göre daha çok
iş güvencesizliği, nicel iş güvencesizliği ve güç mesafesi algısına sahip olduğu;
16 yıl veya daha fazla öğretmenlik mesleğini yapanların 1-15 yıl süre arasında
öğretmenlik mesleğini yapanlara göre daha çok teknostres, tekno-aşırı yük ve
tekno-belirsizlik yaşadığı saptanmıştır. 1-10 yıl süre arasında dijital
teknolojik araçları kullananların 11 yıl veya daha fazla süre arasında dijital
teknolojik araçları kullananlara göre daha çok nicel iş güvencesizliği algısına
sahip olduğu; 11 yıl veya daha fazla süre arasında dijital teknolojik araçları
kullanan öğretmenlerin 1-10 yıl süre arasında dijital teknolojik araçları
kullanan öğretmenlere göre daha çok presenteeism davranışı sergilediği ve daha
çok presenteeism-dikkat dağınıklığından kaçınma davranışları yaptığı
anlaşılmıştır.Günlük 4 saat ve üzeri meslekle ilgili faaliyetlere saat ayıran
öğretmenler 1-4 saat arası meslekle ilgili faaliyetlere saat ayıran
öğretmenlere göre daha çok nitel iş güvencesizliği, teknostres, tekno-istila, tekno-güvensizlik
ve tekno-belirsizlik yaşadığı belirlenmiştir. Unvan düzeyi öğretmen olan
katılımcıların unvan düzeyi uzman öğretmen ya da başöğretmen olan katılımcılara
göre daha çok iş güvencesizliği, nicel iş güvencesizliği ve güç mesafesi algısı
yaşadığı; unvan düzeyi uzman öğretmen ya da başöğretmen olan katılımcıların
unvan düzeyi öğretmen olan katılımcılara göre daha çok teknostres ve
tekno-aşırı yük yaşadığı anlaşılmıştır. 2 saatten daha fazla bilgi ve iletişim
teknolojilerini kullanan öğretmenlerin 2 saate kadar bilgi ve iletişim
teknolojilerini kullanan öğretmenlere göre daha çok nitel iş güvencesizliği ve
tekno-belirsizlik yaşadığı; 2 saatten daha fazla bilgi ve iletişim
teknolojilerini kullanan öğretmenlerin daha çok presenteeism (dikkat
dağınıklığından kaçınma) davranışları sergilediği belirlenmiştir. Çalışmada iş
güvencesizliği, teknostres, güç mesafesi ve presenteeism arasında anlamlı ve
düşük düzeyde pozitif ilişki olduğu anlaşılmıştır. Çalışma
öğretmenlerin iş yaşamına dair sorunlarını çok yönlü değerlendirerek iyileştirmelerin
teknolojinin doğru kullanımına, mesleğin değerli görülen özelliklerinin korunmasına,
izin haklarının düzenlenmesine, kurum içi etkili iletişimin sağlanmasına,
teknoloji konulu eğitimlerin artmasına yönelik yapılması gerektiğine işaret
etmektedir. Bu sonuçların öğretmenlerin çalışma yaşamına dair yapılacak
araştırmalara ve uygulayıcıların politika geliştirme süreçlerine hizmet edeceği
beklenmektedir.