İstanbul Tuzla Koyu deniz dibi ve kıyı çökellerinin mühendislik jeolojisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2008
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BARBAROS ŞİMŞEK
Danışman: Özkan Coruk
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, Tuzla Koyu Deniz Dibi ve Kıyı Çökellerinin Mühendislik Jeolojisi konulu yüksek lisans tez çalışması olarak hazırlanmıştır. Bu kapsamda Mühendislik özelliklerinin belirlenmesine yönelik olarak kıyı çökelleri üzerinde yapılmış mevcut dokuz (9) adet sondajlı jeoteknik çalışma ve deniz dibi çökellerinin mühendislik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla da dokuz (9) adet çökel numunesi birleştirilmiş zemin sınıflama sistemine göre sınıflandırılmıştır. Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde; deniz tabanı çökel dağılımı, çakıl oranı en fazla % 12.26, kum oranı % 1.06 - % 28.98, silt oranı % 41.98 - % 69.58, kil oranı ise % 26.5 - % 56.02 arasındadır. Dane boyu dağılımına göre kıyılarda kumlu çamur, üzerinde silt merceği ve derinliğin artmasıyla çamur biriminin saha genelinde dağılım yaptığı belirlenmiştir. İndeks özellikleri değerlendirildiğinde ise deniz tabanı birleştirilmiş zemin sınıflamasına (U.S.C.S) göre OH, OL ve CH sınıfı birimlerden oluşmaktadır. Kıvam limitleri, tane boyu analiz sonuçları ile birlikte değerlendirildiğinde, deniz tabanındaki birimlerin zayıf dayanımlı zeminlerden oluştuğu belirlenmiştir. Kıyı çökellerinin ise, çakıl oranı en çok % 20.11, kum oranı % 4.30 - % 72, silt-kil oranı ise % 13.41 - % 95.70 arasında değişmektedir. Kıyı çökelleri mühendislik özellikleri değerlendirildiğinde ise CL sınıfı zeminlerin az plastik ve plastik davranış, CH sınıfı zeminlerin plastik davranış, SC sınıfı zeminlerin ise plastik ve az plastik davranış, SM-SC sınıfı zeminlerin ise az plastik veya plastik olmayan davranış, SM sınıfı zeminlerin ise plastik olmayan davranış gösterdiği belirlenmiştir. Kıyı çökellerinin, düşük kohezyon ve içsel sürtünme açıları nedeniyle zayıf dayanımlı zeminlerden oluştuğu belirlenmiştir.