Sezaryen ile doğumu gerçekleştirilen olguların 5 yıllık retrospektif anestezik değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SARE VURAL YÖRÜSÜN

Danışman: Tülay Şahin

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Sezaryen oranlarındaki artışla ilişkili maternal morbidite ve mortalitenin artmasını önlemek için obstetrik anestezi yönetiminin ve sonuçlarının iyileştirilmesi hala önemini korumaktadır. Obstetrik anesteziyi etkileyen birçok parametre bulunur. Çalışmamızda obstetrik anestezi yönetimini ve maternal/fetal sonuçlarını inceleyerek değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve yöntem: Çalışma retrospektif olarak planlandı, Etik Kurul onayı ve Clinical Trials kaydı alındıktan sonra başlandı. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi (KOÜTF) Hastanesi Ameliyathanelerinde Ocak 2018-Aralık 2022 tarihleri arasında doğumu sezaryen ile gerçekleşen ve anestezi verilerine ulaşılabilen 2758 hastanın verileri tarandı, kaydedildi. Gebelerin preoperatif anestezi değerlendirme formları, intraoperatif anestezi takip formları ve ameliyat raporları Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı elektronik arşivinden yararlanılarak incelendi. Bulgular: Çalışmanın yapıldığı yıllarda KOÜTF Hastanesi sezaryen oranlarını %70-76 olarak tespit ettik. Alınan vakaların %51,5'i acil, %48,5'i elektif olarak saptandı. Vakaların %75,1'inde spinal, %16,7'sinde genel, %4,3'ünde sedasyon gerektiren spinal, %3,4'ünde başarısız nöraksiyal uygulaması sonucu genel anesteziye geçiş ile anestezi sağlandığı tespit edildi. Acil vakalardaki genel anestezi uygulaması ve sedasyon gerektiren spinal anestezi uygulaması elektiflere göre anlamlı yüksek bulundu (p<0,005). Gebelerin yaşı 30,40 ± 5,80, vücut kitle indeksi (VKİ) 29 kg/m2 (26-34) olarak tespit edildi. VKİ ve uygulanan anestezi yöntemi arasında anlamlı bir fark bulunmadı (p=0,185). Sağlıklı gebeleri ifade eden ASA 2 sınıflamasının oranı %90,8 olarak bulundu. Ek hastalığı olan gebe oranı %47,4 olarak bulundu; en sık eşlik eden hastalıklar diyabet ve tiroid fonksiyon bozukluklarıydı. Nörolojik hastalık tanısı veya trombositopenisi olan gebelerde diğer hastalıklara göre genel anestezi uygulamasını anlamlı yüksek (p<0,01) saptadık. Preeklampsi oranını %9,9 ve plasenta yerleşim/invazyon anomalileri oranını ise %6,1 olarak saptadık. Preeklampsi tanısı alanlarda genel anestezi uygulaması anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,001). Genel anestezi idamesinde azot protoksit %55,7, remifentanil %26,7 ve %1,2 oranında ketamin kullanıldığını kaydettik. Komplikasyon oranı en sık hipotansiyon olmak üzere %19,5 bulundu. Gebelerin %4,09'una kan ve kan ürünü replasmanı yapıldığı tespit edildi. Replasman yapılan hasta sayısının genel anestezi uygulanan grupta daha fazla görüldü. Apgar skorlarında spinal anestezide genel anesteziye göre anlamlı yüksek skorlar saptandı (p<0,001). Nöraksiyal anestezi uygulanan hastaların tamamına intratekal opioid uygulandı, bu hastaların %94'ünün ek bir analjezi gereksinimi olmadı. Parasetamol, tenoksikam ve tramadol içeren ikili veya üçlü multimodal analjezi sıklıkla tercih edildi. Operasyon sonunda 35 gebe yoğun bakım ünitesine alındı ve takiplerinde üç gebenin anestezi dışı nedenlerle ölümü bildirildi. Tartışma ve Sonuç: Sezaryen ile doğum oranları DSÖ tarafından önerilen rakamların üstünde olup artmaya devam etmektedir. Çalışmamızda obstetrik cerrahide nöraksiyal tekniklerin daha fazla tercih edildiğini tespit ettik bunun da sonuçlarımızı olumlu yönde 50 etkilediğini düşünmekteyiz. Acil vakalar, preeklampsi, nörolojik hastalıklar ve trombositopeni gibi genel anestezi uygulanması gereken durumlarda komplikasyonların azaltılabilmesi için perioperatif anestezi yönetimi önem arz etmektedir. Genel anestezi uygulamasının olumsuz sonuçları arasında yer alan artmış kan ürünü replasmanı ve düşük Apgar skorları maternal/fetal artmış morbidite ve mortalite ile yakın ilişkilidir. Obstetrik cerrahi ve anesteziye bağlı olumsuz sonuçları azaltmada DSÖ'nün ve Sağlık Bakanlığı'nın önerileri doğrultusunda normal vajinal doğumun desteklenmesi ve sezaryen oranlarının azaltılması hedeflenmelidir. Anahtar Kelimeler: Sezaryen, Rejyonal anestezi, Nöraksiyal anestezi, Genel anestezi, Retrospektif