I-enkesitli Avrupa çelik hadde profilleri için pratik tasarım formüllerinin geliştirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, İnşaat Mühendisliği, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜSEYİN ŞENLİ
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Fuat Okay
Eş Danışman: Seval Pınarbaşı Çuhadaroğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı, ülkemizde çelik yapı tasarımıyla uğraşan mühendis ve mimarların, I-enkesitli çelik hadde profillerin alan, atalet momenti, mukavemet momenti, atalet yarıçapı gibi temel enkesit özelliklerinin yanı sıra, tasarım eğilme momenti ve basınç kuvveti dayanımlarını profil tablolarını ve nispeten karışık yönetmelik formüllerini kullanmadan kolayca hesaplayabilmelerini sağlayan basit ve pratik tasarım denklemleri geliştirmek ve böylece kendilerine özellikle tasarımlarının ilk aşamasında hız ve zaman kazandırmaktır. Tasarım formülleri ülkemizde yaygın şekilde kullanılan I-enkesitli hadde profilleri için çıkarılmıştır. Dayanım formülleri, ülkemizin güncel çelik tasarım yönetmeliği olan "Çelik Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapım Esaslarına Dair Yönetmelik" temel alınarak ve üç farklı çelik sınıfı için ayrı ayrı elde edilmiştir. Tezde önerilen tasarım formüllerinden, elemanın narinlik oranına da bağlı olan eksenel dayanım formüllerinin dışındaki bütün formüller; birim boy kütle, enkesit derinliği ve başlık genişliği olmak üzere yalnız üç parametreye bağlıdır. Dayanım formülleri, yönetmelikte tanımlanan Yük ve Dayanım Katsayılarına göre Tasarım yöntemi kullanılarak elde edilmiştir; ancak, tasarımda Güvenlik Katsayılarına göre Tasarım yönteminin kullanılması durumunda, tasarım dayanımları kolaylıkla güvenli dayanımlara dönüştürülebilmektedir. Tezde önerilen tasarım formüllerindeki hata yüzdelerinin, incelenen profiller ve çelik kaliteleri için, yanal burulmalı burkulmanın eğilme davranışını, yerel burkulmanın da basınç davranışını kontrol etmediği durumlarda, oldukça makul olduğu, çoğu durumda üst sınır olarak belirlenen yüzde 20'nin çok altında kaldığı tespit edilmiştir.