KOCAELİ İLİNDE İSLAMİ İNANÇ MERKEZLERİNİN TURİZM POTANSİYELİ: PAYDAŞ GÖRÜŞLERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Kadir AKGÜN

Danışman: Ömür Alyakut

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırmanın amacı, Kocaeli ilinde yer alan İslami inanç merkezlerinin turizm potansiyelini, destinasyon paydaşlarının perspektifinden kapsamlı bir biçimde değerlendirmektir. Bu doğrultuda, kentin İslami inanç turizmi merkezlerinin görünürlüğünü artırmak ve sürdürülebilir bir turizm arzı oluşturmak için gerekli stratejik adımların belirlenmesi hedeflenmektedir. Araştırma nitel araştırma yaklaşımıyla, durum deseni kapsamında kurgulanmıştır. Çalışma grubunu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenen Kocaeli ilinin turizm paydaşları oluşturmaktadır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış; elde edilen veriler MAXQDA 2020 programı kullanılarak tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiş ve SWOT analizi ile desteklenmiştir. Araştırma bulguları, Kocaeli'nin zengin İslami miras varlığı, erişilebilir konumu ve çok yönlü turizm olanakları ile önemli bir inanç turizmi potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, tanıtım eksikliği, kurumsal eşgüdüm yetersizliği, rota planlamasının bulunmaması ve hizmet altyapısındaki eksiklikler, bu potansiyelin etkin biçimde değerlendirilmesini sınırlandırmaktadır. Ayrıca inanç turizminin yalnızca ibadet odaklı bir faaliyet olmadığı; manevi deneyim, kültürel aktarım ve toplumsal etkileşim boyutlarıyla çok katmanlı bir yapı sergilediği belirlenmiştir. Sonuç olarak, Kocaeli ilinde İslami inanç turizmi potansiyelinin bütüncül bir destinasyon yapısına dönüşmediği ortaya koyulmuştur. Bu durum, mekânsal varlıklar ile turizm sistemini oluşturan hizmet, yönetim ve tanıtım bileşenleri arasındaki uyumsuzluğa işaret etmektedir. Bu bağlamda, destinasyonun rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşabilmesi için, mevcut kaynakların planlı biçimde bütünleştirilmesi, deneyim odaklı turizm ürünlerinin geliştirilmesi ve paydaşlar arasında iş birliğine dayalı bir yönetim modelinin benimsenmesi gerekmektedir.