Doğal bir antikanser peptidi olan Lasioglossin LL-III/37'nin katı faz yöntemi ile sentezi ve meme kanseri üzerindeki etkilerinin İn Vitro olarak araştırılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF İLKNUR ŞAHİN
Danışman: Gürler Akpınar
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada, antimikrobiyal etkileri literatürde tanımlanmış olan Lasioglossin LL-III peptidinin LL-III/37 adlı analoğunun, meme kanseri üzerindeki potansiyel antikanser etkileri araştırılmıştır. Çalışma kapsamında, sağlıklı meme epitel hücre hattı MCF10A ve meme kanseri hücre hattı MCF7 kullanılarak, Lasioglossin LL-III/37 peptidinin her iki hücre tipi üzerindeki etkileri proteom düzeyinde karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve peptidin olası etki mekanizmalarının ortaya konulması amaçlanmıştır. LL-III/37 peptidi katı faz peptit sentez yöntemi ile sentezlenmiş, saflaştırılmış ve her iki hücre hattı için uygun dozlar doz-toksisite analizleriyle belirlenmiştir. Belirlenen dozda peptit, MCF10A ve MCF7 hücrelerine üçer tekrarlı olarak uygulanmıştır. Uygulama sonrası hücrelerden protein izolasyonu gerçekleştirilmiş, izole edilen proteinler tripsin ile kesilerek peptitlere dönüştürülmüş ve bu peptitler nanoLC-MS/MS ile analiz edilerek protein tanımlamaları yapılmıştır. LL-III/37 peptidinin MCF7 hücrelerinde 20μM gibi düşük bir konsantrasyonda belirgin sitotoksik etki gösterdiğini ve hücre canlılığını doz bağımlı şekilde azalttığını ortaya koyarken, aynı koşullarda MCF10A hücrelerinde anlamlı düzeyde daha az toksisite oluşturmuştur. MCF7 hücre hattında MCF10A hücre hattına kıyaslandığında LL-III/37'nin etkisiyle yukarı regüle olan 3 adet (HBA1, HBD, KDELR1), aşağı regüle olan 4 adet (CDC42EP4, ARMC1, ANXA3, HMGN2) protein saptanmıştır. Elde edilen veriler, LL-III/37 peptidinin meme kanseri hücreleri üzerindeki antikanser aktivitesini ortaya koymakta ve bu peptidin sağlıklı ve kanserli hücreler arasındaki proteomik farklılıkları üzerinden olası moleküler etki yollarına dair yeni bilgiler sunmaktadır.