İmmün kontrol noktası inhibitörü tedavisi alan kanser hastalarının acil servis başvuruları ve advers etki profillerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GAMZE KIVRAK YILMAZ

Danışman: İbrahim Ulaş Özturan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: ICI terapileri son yıllarda giderek artan ilaç yelpazesi ve endikasyon ile kullanımı yaygınlaşan, bağışıklık sisteminin kontrol noktalarında inhibisyon süreçlerini değiştirerek bağışıklık sisteminin aktivasyonunu artırarak kanserli dokuları yok etmeye yönelik uygulanan tedavilerdir. Bu terapilerin irAE olarak bilinen ve bağışıklık sistemi hücrelerinin vücudun kendi sağlıklı dokularıyla da etkileşime geçerek geliştiği bilinen hemen her sistemin etkilenebildiği yan etkileri mevcuttur. Bu araştırma; ICI terapisi alan hastaların acil servis başvurularındaki irAE insidansını saptamak ve acil servis başvuru sebeplerini, sonlanımlarını tanımlamak amacıyla yürütülmüştür. Gereç ve Yöntem: Retrospektif, kesitsel, tek merkezli çalışmada, Ocak 2018-Ağustos 2024 arasında avelumab, atezolizumab, pembrolizumab, ipilimumab ve nivolumab tedavisi alan onkoloji/hematoloji hastaları incelendi. ICI terapisi sonrası 90 gün içinde hastaların acil servis başvuru sebepleri, kan ve görüntüleme tetkikleri, tedaviler, kalış süreleri, komorbiditeler, kanser türleri, kullanılan ajanlar, vital bulgular, tanılar ve acil servis sonlanımları değerlendirildi. Acil tıp ve onkoloji uzmanlarının irAE tanıları karşılaştırıldı. Bulgular: Toplamda 124 hastanın 291 başvurusu değerlendirildi. En sık maligniteler %61,3 akciğer kanseri ve %16,1 renal kanserlerdi. %88,7 Nivolumab, %8,1 Atezolizumab tedavileri alınmıştı. En sık başvuru nedenleri %32,3 halsizlik, %24,4 öksürük, %22,7 nefes darlığı olarak bulundu. %70,4 hasta taburcu edilirken, %19,6 servis, %5,8 yoğun bakım yatışı gerektirdi. Acil serviste en sık alınan tanılar %25,4 malignite ilişkili semptomlar, %13,7 malignite progresyonu, %13,4 pnömoni ve %1 ilaç ilişkili yan etkidir. Miyozit-miyalji (%37,5), pnömonit (%30) ve kolit-enterit (%10) en sık görülen irAE'lerdi. irAE'lerin %90'ı sınıf 1, %10'u sınıf 2 şiddetindeydi. irAE gelişen hastaların %12,5'inin hastaneye yatışla sonuçlandığı saptandı. irAE için ishal ile başvurunun 5,7 kat, eklem ağrısının 3,6 kat daha fazla ilişkili olduğu belirlendi. irAE tanısı için acil tıp ve onkoloji uzmanı arasında uyum gözlenmedi. Sonuç: Bu çalışma; ICI tedavisi alan hastaların acil servise en sık halsizlik, öksürük ve nefes darlığı nedenleriyle başvurduğunu, başvuruların önemli bir kısmının malignite ilişkili semptomlar ve progresyonla ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Miyozit-miyalji ve pnömonit, en sık görülen irAE'lerdir. Çoğu irAE hafif düzeyde olup, ciddi advers etkiler nadirdir ancak hastaneye yatış ve YBÜ gereksinimine yol açabilmektedir. İshal ve eklem ağrısı semptomlarıyla başvuran hastalarda irAE gelişme riskinin daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Anahtar Sözcükler: acil servis, ICI terapileri, irAE