İzmit Kasr-ı Hümayunu'nun müze olarak işlevlendirilmesinin irdelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYLİN GÖLCÜK
Danışman: Şengül Aydıngün
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada bir padişah özel ikametgâhı ve Batılılaşma dönemi eseri olan İzmit Kasr-ı Hümayunu'nun inşa edildiği tarihten başlanarak Saray-Müze olarak yeniden işlevlendirilmesi irdelenmiştir. 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan 431 sayılı kanun ile Halifelik kaldırılmış, son Halife Sultan Abdülmecid maiyeti ile birlikte yurt dışına çıkarılmıştır. Aynı kanunla padişaha ait olan tüm mallar saraylar ve kasırlarla birlikte millete intikal etmiştir. Bu yapılar bir müddet devlet işlerinin görüldüğü, toplantıların yapıldığı protokol binaları olarak kullanılmış ardından Saray-Müze kategorisi ile müzeleştirilmişlerdir. İzmit Kasr-ı Hümayunu da Osmanlı Devleti'nden miras kalan bu yapılardan bir tanesidir. Bu tez çalışmasının konusu olan İzmit Kasr-ı Hümayunu, Saray-Müze olarak hizmete açılmadan önceki işlevleri, geçirdiği onarımlar, süsleme özellikleri, yapının ilk inşa edildiği dönemden başlanarak ele alınmıştır. Yapı ile ilgili bilgi belge toplama çalışmaları için Kocaeli Halk Kütüphanesi, Kocaeli Dökümantasyon Merkezi, Kocaeli Üniversite Kütüphanesi Kocaeli Arkeoloji Müzesi Arşivi, Kocaeli Koruma Kurulu Arşivi, Çanakkale On Sekiz Mart Üniversite Kütüphanesi'nde araştırmalar yapılmıştır. İstanbul edu yoluyla Yıldız Sarayı Fotoğraf Arşivlerine İstanbul Şehir Üniversite arşivi yoluyla Taha Toros arşivlerine ulaşılmış eski İzmit fotoğrafları araştırılmıştır. Rıdvan Gölcük yoluyla Münster Asia Minor Enstitüsü Karl Dörner Arşivlerine ulaşım sağlanmış Karl Dörner'ın İzmit SEKA fabrikasının kazı çalışmalarının fotoğraflarına erişilmiştir. Devlet Arşivleri Başkanlığı yoluyla İzmit Kasr-ı Hümayunu' nun konu edildiği belgelere ulaşılmıştır. Bu belgeler tezimizin ekler bölümünde Devlet arşivlerindeki transkripsiyonları ile yer almıştır. Doğrudan ve dolaylı olarak yapıyı konu alan makaleler, tezler, katalog kitaplar, gazete yazıları incelenmiştir. Kaynakçada detaylı olarak verdiğimiz yapıyla ilgili olan bu çalışmaların temel oluşturduğu tezimize İstanbul'da yer alan diğer Saray-müzelerle ilgili yapılan çalışmalar da eklenmiştir. Tezde birinci bölümde İzmit Tarihi ana hatlarıyla verilmiştir. Tezimizin ikinci kısmı ise yapıyı, mimari olarak betimlemek üzere tanımlanmıştır ve bu bölümde bir Batılılaşma Devri eseri olan yapının ortaya çıktığı koşulları daha iyi analiz edebilmek için XVIII. ve XIX. yüzyıllarda İmparatorluğun içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durum beynelmilel olarak ele alınmıştır. Üçüncü bölümde İzmit Kasr-ı Hümayunu, kendisi gibi Saray-Müze kategorisinde yer alan fakat hacim olarak kendisinden çok daha büyük, payitaht saraylarından Saray-Müze'ye dönüştürülen, Dolmabahçe ve Beylerbeyi Sarayları ile karşılaştırılmıştır. Söz konusu olan Saray-Müzeler de İzmit Kasrı gibi önce mimari olarak, sonra iç tezyinat, bahçe düzenlemesi, bünyelerinde yer alan diğer yapılar, müzeleştirilmeleri ve tefrişatları bağlamında incelenerek, anlatılmıştır. Yapıların bellekleri de tarihi kaynaklardan yararlanılarak incelenmiştir. Yapıların temelde benzer tefrişatlar ortaya koyduğu gösterilip bu konu üzerine irdeleme yapılmıştır. Bu aşamada tefrişatlar fotoğraflardan yararlanılarak karşılaştırılmıştır. Karşılaştırılması yapılan yapıların, mimari biçim özellikleri, yapıldıkları çağın mimari özelliklerini yansıtması açısından ele alınarak incelenmiştir. Tezimizin dördüncü bölümünde İzmit Kasr-ı Hümayunu Türk Mimarisi ve Sanat Tarihi açısından değerlendirilmiştir. Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin, Osmanlı Devleti'nden miras kalan yapıları nasıl değerlendireceği ve bu süre içinde yapılardan nasıl istifade edildiği hususu üzerinde durulmuştur. Ardından müzeleştirilip halkın ziyaretine açılması kararlaştırılan bu eserlerin sergileme ilkelerinin neler olduğu konusu açıklanmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak İzmit Kasr-ı Hümayunu'nun müştemilatları ile birlikte yeniden ele alınarak, içinde bulunulan yüzyılın modern müzecilik araçları ile donatılması, güncellenmesi gerektiği kanısına varılmıştır. Modern müzecilik anlayışı ile yeniden ele alınması önerilen Kasrın ve Somut Olmayan Kültürel Mirasın uygulama alanı olması önerilen Kasrın içinde kaldığı alanın bu şekilde İzmit halkı ve İzmit'i ziyarete gelenler için yeni bir destinasyon, öğrenme ve geçmişle bağ kurma alanı olacağı öngörülmüştür.