Acil servise düşük riskli akut koroner sendrom şüphesiyle başvuran malignite hastalarında göğüs ağrısı risk skorlarının geçerliliğinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CANSU ALYEŞİL
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): SERKAN YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kanser ve kardiyovasküler hastalık tüm dünyadaki mortalite ve morbiditenin önde gelen iki nedenidir. Günümüzde gerek kanser ilişkili acil durumlar gerek diğer medikal acil durumlar gerekse palyatif bakım ihtiyaçları nedeniyle kanser hastaları acil servisleri daha sık kullanmaya başlamıştır. Göğüs ağrısı şikâyeti de bu başvuru nedenlerinden biridir. Bu hastaların yönetiminde sahip oldukları kanser hastalığı hasta ile ilgili verilecek kararları etkileyebilmektedir. Bununla beraber özellikle nondiagnostik EKG'si olan düşük riskli hastaların yönetiminde normal populasyonda kullanılan göğüs ağrısı risk skorlarının kanser hastasında geçerliliği ve güvenilirliği ile ilgili bir araştırma da bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, aktif malignitesi olan ve acil servise akut koroner sendrom şüphesiyle başvuran düşük riskli hastalarda göğüs ağrısı risk skorlarının etkinliği ve güvenilirliğini araştırmaktır. Bu prospektif gözlemsel araştırmaya aktif malignitesi bulunan, 18 yaş ve/veya üstü, akut koroner sendromu destekleyici en az 5 dakika süreli göğüs ağrısı ve nondiagnostik EKG'si olan hastalar dahil edildi. Araştırmaya alınan hastalaların TIMI, GRACE ve HEART skorları hesaplandı. Primer sonlanım ölçütü olarak hastaneye başvurudan sonraki 6 hafta içerisinde meydana gelen ölümcül veya ölümcül olmayan akut miyokard enfarktüsü varlığı kabul edildi. Hastaların acil servisteki değerlendirmelerinden 6 hafta sonra, çalışmayı yürüten araştırma görevlisi tarafından telefonla arandı. Hastalar major advers kardiyak olay açısından sorgulandı. (Kardiyak nedenli ölüm, nonfatal miyokard infarktüsü, koroner revaskülarizasyon). Risk skorlarının belirlenen eşik değerleri için sahip oldukları tanısal değer ROC analizi ile değerlendirildi. Bu eşik değerler için sensitivite, spesifisite, negatif prediktive values (NPVs), ve negatif likelihood ratios (LR), 95% güven aralığı (GA) içerisinde hesaplanarak karşılaştırıldı. Araştırmaya uygunluk için 224 hasta değerlendirildi, 178 hasta analiz edildi. Hastaların 10'unda (% 5.6) altı haftalık takip sonucunda MACE tespit edildi. MACE oluşan ve oluşmayan hastalarda ortalama HEART ve TIMI skorları istatistiksel anlamlı farklılık gösterirken GRACE skorları arasında fark bulunmadı. HEART Skorunun en yüksek eğri altında kalan Alana sahip olduğu görüldü 0.64 (%95 GA: 0.48-0.81). Eğri altında kalan TIMI skoru için 0.63 (%95 GA: 0.43-0.83), GRACE skoru için 0.54 (%95 GA: 0.36 - 0.72) olarak tespit edildi. Yüzde 5 MACE sahibi hastanın kaçırılacağını ve 49 %95 sensitiviteye sahip olduğu öngörülen skorlar düşük risk kabul edildiğinde; HEART skoru ≤ 3 olan 84 hastanın 2'sinde (%2.4), TIMI skoru ≤ 2 olan 150 hastanın 6'sında (%4) ve GRACE skoru <110 olan 84 hastanın 3'ünde (%3.6) MACE geliştiği bulunmuştur. Hastaların sahip oldukları onkolojik öyküleri ve MACE gelişimi arasında bir ilişki tespit edilmedi. Kanser tipi, kullanılan kemoterapi, radyoterapi ve metastaz varlığı ile MACE gelişimi ilişkili değildi (sırasıyla, p=0.194, p=0.154, p=0.753 ve p=1.000). Bu prospektif gözlemsel araştırmada düşük riskli göğüs ağrısı nedeniyle acil servise başvuran kanser hastalarında normal populasyonla benzer oranda MACE tespit edildi. Ancak HEART, TIMI ve GRACE skorlarının genel populasyona göre düşük performansa sahip olduğu bulunmuştur. Bu hastaların optimal tedavi olanaklarından faydalanabilmeleri için mevcut hastalıklarını göz önünde bulunduran, daha yüksek hasta sayılarıyla yapılacak araştırmalar ile yeni risk değerlendirme araçlarının geliştirilmesi uygun olacaktır.