Sanal sunucu ve konteyner teknolojilerinin performans karşılaştırması ve yazılım geliştirme süreçlerine etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Bilişim Sistemleri Mühendisliği, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FERHAT SANUÇ
Danışman: Halil Yiğit
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Günümüzde, teknolojinin gelişmesine bağlı olarak uygulamaların kullanım alanları ve uygulamaların sayısı artış göstermektedir. Uygulamalardaki ihtiyacın ve kullanımın artması ile birlikte altyapı çalışmalarındaki gelişmeler de artış göstermektedir. Bu nedenle, kaynakların verimli kullanılmasını sağlayan sanallaştırma çözümlerinin popülerliği artırmıştır. Geleneksel yöntemler, her uygulama için ayrı bir fiziksel sunucu kullanır ve fiziksel sunucu üzerine bir işletim sistemi kurulur. Hipervizor tabanlı sanallaştırma teknolojisi, birden çok sanal sunucunun fiziksel bir sunucuda çalışmasını sağlar; ancak, hiper yönetici tabanlı sanallaştırma teknolojilerinde, her sanal sunucu için fiziksel sunucuya ayrı bir işletim sistemi kurulur. Son zamanlarda daha yaygın hale gelen konteyner tabanlı sanallaştırma teknolojileri, hipervizor tabanlı sanallaştırma teknolojilerine kıyasla daha verimli kaynak kullanımı ve daha hızlı uygulama dağıtımı gibi performans ve operasyonel avantajlar sağlamaktadır. Bu çalışmada sanal sunucu ve konteyner ortamları işlemci, bellek, ağ kaynağı performans değerleri ve operasyonel faydalar açısından karşılaştırılmıştır. Performans değerleri ve operasyonel faydaların karşılaştırılması sonuçlarına göre, konteyner tabanlı sanallaştırma çözümlerinin sanal sunucular üzerinde avantajlı olduğu tespit edilmiştir. Konteyner tabanlı sanallaştırma teknolojilerini temel alan ve servis olarak bir platform çözümü sunan Openshift konteyner platformu incelenmiş ve konteyner tabanlı sanallaştırma çözümlerinin uygulama yaşam döngüsüne katkısı incelenmiştir. Bu tez çalışmasında, Openshift konteyner platformunda örnek bir uygulama yaşam döngüsü otomasyonu gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, uygulama geliştirme aşamasından kullanıcılara hizmet aşamasına kadar geçen süre ve operasyonel iş yükünün azaldığı analiz edilmiştir.