Riskli gebelerde ve komplikasyon gelişen gebelerde, gebelik boyunca renal sağkalımın değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜRKAN FINDIKLI

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Erkan Dervişoğlu

Eş Danışman: Necmi Eren

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Kronik böbrek hastalığı (KBH), global ölçekte önemli bir halk sağlığı problemi olup, anemi gibi komplikasyonları nedeniyle hastaların yaşam kalitesini düşürmekte ve kardiyovasküler riskleri artırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Kocaeli Üniversitesi Hastanesi Nefroloji Polikliniğinde diyalize başlanmamış, Evre 3-5 KBH tanısı konmuş hastalarda anemi sıklığını, anemiye katkıda bulunan risk faktörlerini, demir parametrelerini ve mevcut anemi yönetim stratejilerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Retrospektif, gözlemsel bir çalışma olarak tasarlanan bu araştırma, 1 Ocak 2020 ile 16 Haziran 2024 tarihleri arasında başvuran 18 yaş ve üzeri, Evre 3-5 KBH tanısı almış 919 hastanın demografik, klinik ve laboratuvar verileri, Kocaeli Üniversitesi Hastaneleri Elektronik Hasta Takip Programı üzerinden toplanmıştır. Hemoglobin düzeyleri, serum demir, ferritin, transferrin satürasyonu gibi anemi belirteçleri ile demir tedavisi, eritropoezi uyaran ajan (ESA) ve hipoksi ile indüklenebilir faktör-prolil hidroksilaz inhibitörleri (HIF-PHI) kullanımı değerlendirilmiş; veriler, istatistiksel analizlerle detaylı olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya, diyalize başlanmamış Evre 3-5 kronik böbrek hastalığı (KBH) tanısı konmuş toplam 919 hasta dahil edilmiştir. Hastaların ortalama yaşı 66.3 ± 12.3 yıl olup, yaş aralığı 22 ile 94 arasında değişmektedir. Cinsiyet dağılımında %52.7'si kadın (n=484) ve %47.3'ü erkek (n=435) olarak belirlenmiştir. Kadın hastaların büyük çoğunluğu (%91.1) postmenopozaldır. Etiyolojik olarak, hastaların %55.5'i diyabet mellitus, %22.7'si hipertansiyon, %2.9'u glomerülonefrit, %2.1'i polikistik böbrek hastalığı ve %4.8'i etiyolojisi belirlenemeyen nedenlere bağlı olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, KBH evre dağılımı incelendiğinde, hastaların %72.4'ünün Evre 3, %21.5'inin Evre 4 ve %6.1'inin Evre 5 olduğu saptanmıştır. Özellikle Evre 3 ve Evre 4 gruplarında diyabet, sırasıyla %55.9 ve %57.1 oranında baskın etiyolojik faktör olarak öne çıkmaktadır. İlk ölçümlerde, tüm popülasyonda ortalama hemoglobin (Hb) değeri 12.2 ± 1.9 g/dL olarak kaydedilmiştir. Anemi, tanımlanan kriterlere göre incelendiğinde, hastaların %54.2'sinde anemi mevcut olup; %12.2'sinde Hb <10 g/dL, %33.7'sinde Hb 10–11.9 g/dL ve %53.3'ünde Hb ≥12 g/dL değeri gözlemlenmiştir. İncelemelerde, KBH evresine göre Hb dağılımı dikkat çekicidir: Evre 3 hastalarında Hb ≥12 g/dL oranı %59.8 iken, Evre 4'te bu oran %39.3'e, Evre 5'te ise %32.1'e düşmektedir. 8 Aynı şekilde, Hb <10 g/dL olan hastaların oranı Evre 3, Evre 4 ve Evre 5 arasında sırasıyla %8.6, %19.4 ve %30.4 olarak artış göstermektedir. Bu bulgular, hastalığın evresi ilerledikçe anemi şiddetinin arttığını ortaya koymaktadır. Sonuç: KBH ile ilişkili anemi, hastaların klinik seyrinde ve yaşam kalitesinde olumsuz etkilere neden olan özellikle ileri evrelerde yaygın bir komplikasyondur. Çalışma, aneminin KBH evresi ile paralel olarak artış gösterdiğini ve erken tanı ile uygun tedavi yaklaşımlarının (demir takviyesi, ESA ve HIF-PHI uygulamaları) hasta prognozunu iyileştirmede kritik rol oynadığını ortaya koymaktadır. Klinik uygulamalarda, anemi yönetiminin daha etkin yürütülmesi için multidisipliner yaklaşımların benimsenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kronik Böbrek Hastalığı, Anemi, Diyabet, Hipertansiyon, Eritropoezi Uyaran Ajanlar, Demir Eksikliği, HIF-PHI