Hashimoto tiroiditi ile demodeks enfestasyonu ilişkili olabilir mi?
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE TOPÇU DURSUN
Danışman: Dilek Bayramgürler
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: İnsan demodeks akarları, pilosebase ünitelerde yaşayan ve demodikozis olarak adlandırılan hastalığa neden olabilen parazitlerdir. Demodikozis primer bir deri hastalığı olarak ortaya çıkabildiği gibi immunsupresyona neden olan hastalıklar, topikal veya sistemik immunsupresif tedaviler sekonder demodikozise neden olabilmektedir. Tiroid hormonlarının derideki inflamasyon üzerinde birtakım etkilerinin olduğu,özellikle otoimmun tiroid hastalıklarına bağlı olarak deride başta kserozis olmak üzere birçok değişiklik ve immun yanıtlarda da değişkenlikler meydana geldiği bilinmektedir. Kserozis ve immun yanıttaki değişikliklerin demodikozise zemin hazırladığı çeşitli çalışmalarda bildirilmiş olup literatürde tiroid hastalıklarında demodeks infestasyonun araştırıldığı bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada, primer hipotiroidinin en sık nedenlerinden olan HT hastalarında deride meydana gelen değişiklerin demodeks enfestasyonuna zemin hazırlayıp hazırlamadığını araştırmayı planladık. Gereç ve Yöntem: Kocaeli Üniversitesi Endokrinoloji Polikliniği'ne Ocak 2019 -Mart 2020 tarihleri arasında başvuran ve HT tanısı ile takip edilen 78 hasta çalışmamızın hasta grubunu oluşturdu. Herhangi bir kronik sistemik veya dermatolojik hastalığı olmayan, laboratuvar tetkikleriyle tiroid hastalığı olmadığı gösterilmiş 41 hasta ise kontrol grubu olarak dahil edildi. Hasta ve kontrol grubundaki kişilerin, parazitin sık görüldüğü bölgelerden olan malar bölgelerindeki demodeks yoğunluğu SYDB yöntemi kullanılarak saptandı ve birbirleriyle kıyaslandı. Bulgular: Çalışmamızda yer alan hasta ve kontrol grupları arasında cinsiyet ve yaş dağılımı bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı. Hasta ve kontrol grupları demodeks yoğunluğu ve SYDB sonuçları açısından karşılaştırıldığında hasta grubu lehine istatistiksel anlamlı farklılık saptandı (sırasıyla p0,001, p=0,012). Her iki grupta da yaş, cinsiyet ve cilt tipiyle demodeks yoğunluğu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı. Hem hasta hem kontrol grubunda kserozis (p=0,010, p=0,011) ve foliküler dikensi çıkıntı (p=0,008, p=0,008) bulgularıyla demodeks yoğunluğu arasında anlamlı bir ilişki saptanırken, semptomlar açısından sadece kontrol grubunda; yanma- batma (p=0,028), kuruluk hissi (p=0,018) ve pürüzlülük- rende hissi (p=0,028) şikayetleriyle demodeks yoğunluğu arasında anlamlı bir ilişki saptandı. Sonuç: Çalışmamızın sonucunda; HT hastalarında demodeks yoğunluğunun benzer yaş ve cinsiyette oluşturulmuş kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artmış olduğu saptandı. Buna göre HT hastalarında sıklığı artmış olan kserotik derinin ve/veya otoimmun değişikliklerin sonucunda bozulmuş immun yanıtların bir zemin hazırlayarak sekonder demodikozise yol açabileceğini düşündük. Anahtar Kelimeler: demodeks, demodikozis, otoimmun tiroid hastalıkları, Hashimoto tiroiditi