Cinsel istismar mağduru ergenlerde beden dismorfik bozukluk yaygınlığı ve beden dismorfik bozukluğun özkıyım düşüncesi üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, ÇOCUK PSİKİYATRİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AKIN ALTUĞ ÖZBODUROĞLU
Danışman: Nursu Çakın Memik
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Bu çalışmada cinsel istismar mağduru ergenlerde beden dismorfik bozukluk (BDB) yaygınlığının ve BDB'nin özkıyım düşüncesi üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Poliklinikleri'ne başvurusunda cinsel istismar mağduru olduğu tespit edilmiş veya cinsel istismara uğramış olması nedeni ile adli psikiyatri polikliniğine başvurmuş olan 15-18 yaş arasındaki 84 ergen dahil edilmiştir. Hastalara sosyodemografik ve klinik veri formu, Vücut Algısı Ölçeği, İntihar Olasılığı Ölçeği (İOÖ) ve Çocukluk Çağı Travma Ölçeği (ÇÇTÖ) verilmiştir. Çalışmaya katılan kişilerle klinik görüşme yapılmış DSM-5 kriterlerine göre BDB tanısı araştırılmıştır. BDB tanısı alan hastalar, örneklem içindeki BDB tanısı almayan hastalarla karşılaştırılmak için olgu ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Tüm hastalarla ve ebeveynleri ile Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu ile yapılan psikiyatrik görüşme sonucunda hastaların eş tanıları belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmamızda değerlendirilen hastaların 19'u BDB tanısı almış; olgu grubu 19, kontrol grubu ise 65 ergenden oluşmuştur. Çalışmamızda cinsel istismar mağduru ergenlerde BDB yaygınlığı %22,6 saptanmıştır. BDB tanısı alan hastaların kontrol grubuna göre aile ve arkadaşlarıyla birşeyler yapmaktan daha fazla kaçındığı, görünümündeki kusur nedeni ile akademik, sosyal, mesleki ve diğer önemli yaşam alanlarında işlevselliğinin daha fazla bozulduğu, BDB'li hastaların kontrol grubuna göre daha fazla alkol ve sigara kullandıkları görülmüştür. Araştırmamızda BDB'li hastaların %84,2'sinde kendine zarar verme davranışı olduğu, %73,7'sinin daha önceden intihar girişiminde bulunduğu saptanmış olup ortalama intihar girişimi sayısı 3,2±2,1 olarak bulunmuştur. Araştırmamızda BDB'nin intihar etme olasılığına olan etkisi pozitif yönde ilişkili bulunmuştur. Çalışmamızda bedeninde güzel ve çekici bulmadığı bölgelerden dolayı endişeli olduğunu belirten ergenlerin ÇÇTÖ cinsel istismar alt boyut puan ortalamasının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Vücut algısı ölçeği ve ÇÇTÖ cinsel istismar alt boyutu puanları arttıkça hastaların intihar düşüncesinin de arttığı gösterilmiştir. Vücut algısı ölçeğinin İOÖ intihar düşüncesi alt boyut puanına etkisi ÇÇTÖ cinsel istismar alt boyutu puanına göre daha yüksek bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamız cinsel istismar mağduru ergenlerde BDB yaygınlığının toplum örneklemine göre oldukça fazla olduğunu, BDB eş tanısının intihar düşünce ve girişimlerini artırıp sosyal ve akademik açıdan işlevselliği bozabileceğini göstermesi açısından önemlidir. Bununla birlikte BDB tanısı alan ergenlerin intihar düşünce ve girişim oranlarının yüksek olması bu ergenlerde intihar olasılığı açısından dikkatli olunması gerektiğini düşündürmektedir. Sorgulanması oldukça sık atlanan BDB'nin fark edilip tedavi edilmesi oldukça önemlidir. Çalışmamız; özellikle travma öyküsü olan ergenlerde BDB açısından farkındalığın artmasına yardımcı olabilir. Cinsel istismar mağduru olan ergenlerde BDB açısından psikiyatrik değerlendirme ve sağaltımlarının sağlanması, işlevselliği artırmaya yönelik çalışmaların olması, intihar davranışına yönelik önleyici ruh sağlığı politikalarının ve etkili müdahale programlarının geliştirilmesi gerekmektedir. Mevcut çalışmamız kesitsel desende olduğu için, neden sonuç ilişkisinin daha derinlemesine incelenebilmesi açısından daha geniş örneklemde, uzunlamasına takip çalışmalarına gereksinim duyulmaktadır.