İbn Haldun'un umranının izinde Osmanlı devletinin kuruluşu ve yükselişi üzerine bir değerlendirme


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ASLIHAN CENGİZ

Danışman: Abdulvahap Akıncı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Dünyada yaşanan değişim birkaç yüzyıldır Batılı düşünce tarzı ile açıklanmaya çalışılmış ancak tam olarak yeterli olamamıştır. Tüm bu seyreden süreç sonrasında farklı kaynakları araştırma sürecine girilmiştir. Batılıların dışında var olan bir medeniyet daha vardı. Doğunun yıldızı İbn Haldun bu ihtiyaç sayesinde keşfedilmeye başlandı. İbn Haldun ya tarihçi ya da sosyolog olarak anlatılmıştır. Bu tezde İbn Haldun'u bir umran kurucusu, devlet kuruluş ve çöküş terorisyeni olarak ele almaktadır. Toplumsal varlık üzerine eğilen İbn Haldun yeni bir bilimin kurucusu olarak kabul edilir, bu bilimin adı İlm-i Umran olarak adlandırılmaktadır. İnsan toplumsal bir varlıktır. Yeryüzünde devamlılığını sağlamak ister, bunun için de toplu bir şekilde yaşamak ve tehlikelere karşı toplu bir şekilde hareket etmek ister. Ekonomik ve sosyal yapı açısından da toplu bir şekilde yaşamak ister. Asabiyetin önemine değinirken cemiyetlerin devlet olabilmesi için en elzem şart olarak betimler. Asabiyeti olmayan ya da zayıf olan toplumlar devlet kuramazlar ve yakın zamanda yok olmaya mecburdurlar veya başka devletler üzerlerinde tahakküm kurabilirler. Bu tezde İbn Haldun bir tarihçi ve devlet teorisyeni olarak incelenecek ve Osmanlı'nın medeniyete geçişi umranlaşması irdelenecektir. Osmanlı köklü bir devlettir. İbn Haldun Osmanlı'nın kuruluş dönemlerinde yaşamıştır ve en ünlü eseri Mukaddime'dir. Mukaddime'nin üç cildinde devlet hakkında önemli stratejik bilgiler vermektedir. Osmanlı'nın kuruluş padişahlarından, yükseliş padişahlarına kadar bir değerlendirme yapılacaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Çalışma sonucunda hükümdar kararlarının devletin asabiyesini hem güçlendirip hem zayıflattığını ancak soy birliğinden nesep birliğine geçmenin Osmanlı Devleti'nin ömrünü uzattığı sonucuna varılabilir.