Kocaeli ili izmit ilçesindeki aile sağlığı merkezlerinde çalışan hekimlerin Proton Pompa İnhibitörleri (PPİ) hakkındaki bilgi ve kullanım alışkanlıklarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kocaeli Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ASLI ÇAKIR
Danışman: Tuncay Müge Alvur
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Proton pompa inhibitörleri, asitle ilişkili hastalıkların tedavisinde devrim yaratarak günümüzde en sık reçete edilen ilaçlardan biri haline gelmiştir. İlk olarak 1980'lerin sonunda kullanıma sunulan proton pompa inhibitörleri, gastroözofageal reflü hastalığı, peptik ülser hastalığı, Helicobacter pylori eradikasyonu, Barrett özofagusu ve steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçların neden olduğu gastrointestinal komplikasyonların önlenmesi gibi çeşitli gastrointestinal hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Klinik kılavuzlar, bu ilaçların belirli süreler boyunca ve net şekilde tanımlanmış terapötik endikasyonlarla kullanılmasını önermektedir. Bununla birlikte, proton pompa inhibitörlerinin kanıta dayalı kılavuzların dışında ve gereğinden uzun süreli kullanımı son yıllarda önemli bir sorun haline gelmiştir. Yanlış ve gereksiz reçetelendirme, hastaların gereksiz yere risklere maruz kalmasına ve sağlık sistemine ek maliyet yükü getirmesine yol açmaktadır. Proton pompa inhibitörlerinin uzun süreli ve uygunsuz kullanımı, çeşitli advers etkilerle ilişkilendirilmiştir. Bu etkiler arasında B12, demir ve magnezyum eksiklikleri, kemik kırıkları, gastrointestinal enfeksiyonlar, kronik böbrek hastalığı, kardiyovasküler riskler, demans gibi endişeler yer almaktadır. Bunun yanı sıra, proton pompa inhibitörlerinin bazı ilaçlarla etkileşime girerek tedavi etkinliğini azaltabileceği veya hastanın mevcut durumunu olumsuz etkileyebileceği de bilinmektedir. Bu durum, hekimlerin proton pompa inhibitörü tedavisine ilişkin bilgi düzeylerinin artırılmasının ve doğru endikasyonlara, uygun doz ve tedavi sürelerine dikkat edilmesinin önemini ortaya koymaktadır. Bu çalışma, birinci basamak hekimlerinin proton pompa inhibitörü kullanımına yönelik bilgi düzeylerini, endikasyonlara uygun reçete yazma alışkanlıklarını, ilaç etkileşimlerine ilişkin farkındalıklarını ve potansiyel yan etkiler konusundaki bilgilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, hekimlerin mevcut kılavuzlara ne ölçüde hakim oldukları incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız betimsel ve kesitsel tipte bir çalışmadır. 17 Ekim 2024 - 01 Aralık 2024 tarihleri arasında Kocaeli ili İzmit ilçesindeki aile sağlığı merkezlerinde aile hekimi olarak çalışan, araştırma için gönüllü olan 87 hekim üzerinde yapılmış bir çalışmadır. Katılımcılara yüz yüze, e-posta, karekod, telefon veya yazılı form ile ulaştırarak anket soruları soruldu. Anket formu (EK-2), Google Formlar üzerinden hazırlanan 14 sorudan oluşmaktadır. Ankette demografik bilgiler ve kullanım alışkanlıklarıyla ilgili 7 soru yer almakta, diğer sorular güncel literatür incelenerek hazırlanmış olup, hekimlerin proton pompa inhibitörü kullanım özelliklerini, proton pompa inhibitörleri hakkındaki bilgi düzeylerini ölçmeye yönelik genel sorulardan oluşmaktaydı. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 39,02 yıl olup, medyan yaş 38'dir. Katılımcıların büyük bir kısmı pratisyen hekimlerden (%83,9) oluşurken, %11,5'i Aile Hekimliği Uzmanlık Eğitimi Programı'nda asistan, %4,6'sı ise aile hekimliği uzmanıdır. Katılımcıların günlük pratiklerinde karşılaştıkları mide asidi azaltıcı ilaç kullanım alışkanlıkları da değerlendirilmiştir. Katılımcıların %79,3'ü her gün bu ilaçlarla karşılaştığını belirtmiştir. En sık reçete edilen mide asidi azaltıcı ilaç grubu olarak proton pompa inhibitörleri tercih edilmiştir (%83,9). Bu bulgular, proton pompa inhibitörlerinin aile hekimleri tarafından yaygın olarak kullanıldığını ve tercih edildiğini göstermektedir. Yaşam tarzı değişikliklerine yönelik sorularda katılımcıların doğru yanıt oranları genel olarak yüksek olsa da bazı önemli konularda bilgi eksiklikleri göze çarpmaktadır. Örneğin, kilo vermenin dispeptik şikayetleri azalttığını ve yatmadan önce yemek yemenin bu şikayetleri artırdığını belirten ifadeler yüksek oranda doğru yanıtlanmışken (%93,1 ve %98,9), sol tarafa yatmanın dispeptik şikayetleri azaltacağına dair bilgi en düşük doğru yanıt oranına sahip olmuştur (%41,4). Bu durum, yaşam tarzı değişikliklerinin hekimler tarafından genel olarak bilindiğini ancak bazı spesifik konularda farkındalık eksikliği olduğunu göstermektedir. Sonuçlar, hekimlerin GÖRH (%98,9), Helicobacter pylori tedavisi (%88,5) ve non-steroid antiinflamatuar ilaçlara bağlı mide ülseri önlenmesi (%95,4) gibi yaygın endikasyonlardaki PPİ kullanımına yönelik bilgi düzeylerinin yüksek olduğunu göstermiştir. Ancak, fonksiyonel dispepside PPİ kullanımı konusundaki bilgi doğruluk oranı daha düşük bulunmuştur (%58,6). Uzun süreli kullanımda görülebilecek yan etkilerden, vitamin ve mineral eksiklikleri (%79,3) ve kemik kırığı riskindeki artış (%69) gibi konularda farkındalık nispeten yüksekken, toplum kökenli pnömoni (%37,9) ve demans (%48,3) gibi daha az tartışılan risklerde farkındalık daha düşüktür. Çalışmada ayrıca PPİ'lerin ilaç etkileşimleri konusundaki bilgi düzeyi de değerlendirilmiştir. Klopidogrel ile etkileşimine yönelik doğru yanıt oranı %69; HIV, HCV ve antifungal ilaçları ile etkileşimlere yönelik doğru yanıt oranı %72,4 iken, metotreksat (%34,5) ve sitalopram (%20,7) gibi daha az yaygın kullanılan ilaçlarla etkileşimler konusundaki bilgi düzeyi belirgin şekilde düşüktür. Cinsiyet, unvan, kayıtlı nüfus büyüklüğü, günlük pratikte mide asidi azaltıcı ilaçlarla karşılaşma sıklığı ve en sık reçete edilen mide asidi azaltıcı ilaç grubu değişkenleri arasında yapılan karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi sonuçlarına göre anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0,05). Sonuç: Bulgular aile hekimlerinin proton pompa inhibitörü kullanımına ilişkin temel endikasyonlar ve kısa süreli kullanım konularında bilgi sahibi olduğunu, ancak uzun süreli kullanımın potansiyel yan etkileri ve ilaç etkileşimleri gibi daha az bilinen konularda farkındalıklarının artırılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle eğitim programları ve güncel tedavi kılavuzlarının düzenli olarak takip edilmesi, proton pompa inhibitörlerinin daha rasyonel ve güvenli bir şekilde kullanılmasını sağlamak açısından önemlidir. Ayrıca, hekimlerin yaşam tarzı değişikliklerini hastalarına aktarmaları ve gereksiz proton pompa inhibitörü kullanımını önlemek için bu bilgileri pratiğe yansıtmaları teşvik edilmelidir.